Rusya Federasyonu'nun batısında yer alan Yaroslavl Oblastı'nın başkenti Yaroslavl özgün mimarisi ve kültürel yapısıyla geleneksellik ile moderniteyi biraraya getiriyor. İsmini Kiev büyük prensi Yaroslav’dan alan kentin 1010 yılında kurulduğu varsayılıyor. Büyük Petro’nun Rusya’da yarattığı sosyal, politik ve ekonomik değişimden nasibini almış. Moskova nehir limanından hareketle nehirde alınan 350-400 km mesafenin ardından ulaşılabilen kent, Rusların deyimiyle “Nehirlerin Anası” olarak nitelendirilen Volga üzerinde yer alıyor. Volga Nehri Rusya’nın balık ihtiyacının yüzde 50’sini karşılıyor ve 40 çeşit balık türünü barındırıyor. Yaroslavl ise Rusya Federasyonu’nun hem önemli ticaret ve lojistik hem de önemli sanayi şehirlerinden. Şehir Volga üzerinden yer alması nedeniyle Cruise turlarının da gözdesi. BEYAZ GECELER ŞEHRİ GÜZELLEŞTİRİYOR 18. yüzyılda St. Petersburg’un inşası sırasında Yaroslavl’da ticari ve endüstriyel bir gelişim yaşandı. 19. yüzyılda son halini alan şehir Kuzey Rusya’nın Floransa’sı olarak nitelendiriliyor. Şehirde birçok mimari tarzı içeren binalar turistler için Rusya’nın alışılagelmiş destinasyonlarının dışında ideal bir rota oluşturuyor. Sovyetler döneminde bilim şehri olarak görülen Yaroslavl, birçok sanat merkezine ve mimari okula ev sahipliği yaptı. Mayıs’ın 2. haftasında başlayıp Eylül sonuna kadar devam edecek olan “Beyaz Geceler”de şehir diğer kuzey şehirleri gibi eşsiz bir güzelliğe bürünüyor. ÇANLAR DİKKAT ÇEKİYOR 600 bin nüfuslu şehrin “Kremlin” isimli merkezi Moskova’daki gibi kalın sur duvarları içinde yer alıyor. Soğan biçimli kubbeleri ile dikkat çeken Kurtarıcı İsa Kilisesi kentin en bilinen yapılarının başında geliyor. Kilisenin avlusundaki birçok tiz çan sesi ziyaretçilere müzik şöleni sunuyor. Yaroslavl’ın yerel imalatı olan herbiri farklı boyut ve özellikteki çanlar dikkat çekiyor. Kentteki kiliselerde gördüğümüz 15. yy’dan kalan freskolar Sovyet döneminde boya ile kapatılarak altın kubbelere dönüştürülmüş. Şehir içinde yer alan manastır binaları fırınlardan çıkan sıcak havanın üst katları da ısıtmasını sağlayan sistem ile soğuk iklime uygun çözüm üretmesine yönelik tasarlanmışlar. İHTİŞAMLI YAPILAR GÖZ KAMAŞTIRIYOR Kentte devam eden gezimizde oldukça güzel bir parkın içindeki 2. Dünya Savaşı’nda ölenlerin anısına yanan “Sönmeyen Ateş”i görüyoruz. Ateşin her iki yanında isimsiz binlerce askeri sembolize eden iki granit üzerinde kabartmalar yer alıyor. Kentteki bir diğer ihtişamlı yapı ise Meryemin Göğe Çıkış Kilisesi. Sovyetler döneminde orjinali yıkılan yapı 2004-2010 yılları arasında tekrar inşa edilmiş durumda. Kilise üzerinde Yaroslavl’ın geleneksel seramiklerinden yapılmış mozaik panoları bulunuyor. İLYAS PEYGAMBER KİLİSESİ YAZ VE KIŞI BİRLİKTE YAŞATIYOR Şehrin sembolü olarak karşımıza çıkan elinde balta taşıyan siyah ayı figürlerini yapılarda görüyoruz. İlyas Peygamber şehirde tüccarların koruyucusu olarak kabul ediliyor. 17. yüzyılda zengin tüccarların yaptırdığı İlyas Peygamber Kilisesi ise Rusya’da da çok rastlanan şekilde yüksek ve ferah bir yazlık kiliseye, kışlık kilise ise alçak ve kasvetli bir yapıya sahip. Yaroslavl sokaklarında birçok çiçekçi farklı çiçek türlerini satıyor. Volga Nehri de genellikle ufak yelkenlileri ağırlıyor. Şehir Rusya Federasyonu içinde kültür turizmi ve bunun dışında Volga Nehri üzerinden düzenlenen cruise turizmi ile dikkat çekerken her yıl düzenlenen uluslararası konferanslar ile iş turizmi de şehrin turizm potansiyeline büyük katkı sağlıyor. FIFA 2018 Dünya Kupası maçlarının oynanacağı şehirlerden biri olan Yaroslavl’a şampiyona öncesindeki yatırımların artışı ile şehrin cazibesini daha da fazla artırması bekleniyor.