Anasayfa / Nostalji / TIPTA İZ BIRAKAN NOBEL SAHİPLERİ

Nostalji

  • 373

TIPTA İZ BIRAKAN NOBEL SAHİPLERİ

image

Alfred Nobel buluşu dinamit ile insanlığın canını yakmıştı. Fakat o duyduğu büyük üzüntüyü insanlık lehine çevirmeyi başardı. Kurduğu Nobel Vakfı ile insanlığa hizmet edenler ödüllendirildi. Bu sayede insanlığa umut katma heyecanı Nobel'le can buldu. Ünlü mucit ve büyük sanayici Alfred Nobel 1833’de Stockholm’de dünyaya geldi. Zamanın en iyi hocaları tarafından yetiştirilen Alfred babasının tüm muhalefetine rağmen edebiyata ilgi duydu fakat yine babasının yönlendirmesi sonucunda kimya mühendisliği eğitimi aldı ve 17 yaşında 5 dil biliyordu. Çok sevdiği Paris’te zamanın deha kimyageri Pelauze ile beraber çalıştı. Burada tarihi değiştirecek bir tanışma gerçekleşti. Alfred ileride nitrogliserini bulmasına yardımcı olan İtalyan Ascanio Sobrero ile tanıştı. Yaptığı çalışmalarla nitrogliserini geliştirerek “dinamiti” yaptı ve patentini aldı. Alfred dinamiti sanayide kullanmayı amaçlıyordu. Madenlere ulaşmak dinamitle daha kolay olacaktı. Fakat icadı elinden adeta kayarak tüm dünyada patladı. Dinamit savaşlarda insan öldüren bir katile dönüştü. İnsanlığa verdiği büyük zararın farkında olan Alfred bunu telafi etmek üzere harekete geçti. Kurduğu Nobel Vakfı ile İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi işbirliği ile insanlığa yararlı olan kişilere bir ödül ile dünyaya duyurmaya karar verdi. Fizik, kimya, edebiyat, barış, fizyoloji ve tıp alanlarında başarılı çalışmalara imza atanlar Nobel Vakfı’ndan ayrılan bütçe ile ödüllendirilmesine karar verildi. Dünyanın en prestijli ödülleri arasında gösterilen Nobel 1901 yılından günümüze dağıtılmaya başlandı. İnsanlık için önemli çalışmalara imza atan Nobel Fizyoloji ve Tıp ödüllerini hak eden büyük bilim insanları birçok hastalığın tedavisini çare olarak sundular ve hayata umut kattılar. Biz de 1902’den bu yana tıp dünyasına damga vuran buluşları sizler için derledik. EMIL ADOLF VON BEHRING Almanya / Germany Alman bakteriyoloji bilgini von Behring tetanos ve difterinin koruyucu serumla önlenmesine yönelik çalışmalarıyla bağışıklık biliminin temelini atmıştır. Yapılan çalışmalarda sağlıklı bir hayvan tetanosa yakalanmış bir hayvanın kan serumuyla aşılandığında öldürücü dozda tetanos mikrobu alsa bile hastalığa karşı direnç gösterildiği ortaya kondu. Aynı yöntemle difteriye karşı da bir çare bulundu. Çalışmalarına ara vermeyen von Behring ineklerde vereme karşı da bir aşı üretmeyi başardı. RONALD ROSS Büyük Britanya İmaparatorluğu / British Empire İngiliz hekim Ronald Ross sıtmanın anofel türü sivrisineklerle bulaştığını çalışmalarıyla ortaya koymuş ve çaresine dair araştırmaları sebebiyle Nobel ödülüne layık görülmüştür. Ross her çeşit sivrisineği mikroskopta inceleyerek geçirdiği uzun çalışmalar sonucunda bir dişi anofelde değişik çeşitte bir hücre keşfetti. Bu hücrede insanlarda bulunan malarya parazitini andıran siyah bir tanecik gördü. Böylece özellikle Afrika kıtasında ölümlere yol açan sıtma hastalığının tedavi yolu keşfedildi. IVAN PAVLOV Rusya / Russia Rus Askeri Tıp Akademisi'nde fizyoloji profesörü olan Pavlov sindirim bezlerinin salgılamaları üzerine yaptığı çalışmalarla modern gastroenterolojinin temelini attı. Hayvanlar üzerinde yaptığı araştırmalarla yeni cerrahi teknikler geliştirdi. Sinir sisteminin sindirim sistemiyle ilişkisini göstermek için mideden, pankreastan, bağırsaklardan ve tükürük bezlerinden salgılar topladı. Ünlü 'köpek' deneyiyle tarihe geçti. Sindirim ve sinir sistemine dair yaptığı çalışmalar neticesinde Nobel'i kazandı. Pavlov'un açtığı yol sayesinde hem davranış biliminde hem de gastronomi de büyük gelişmeler kaydedildi. ROBERT KOCH Almanya İmparatorluğu / German Empire İnsanlığın en büyük tehditlerinden verem mikrobunu bulan ve çaresine dair çalışmalar yapan Alman bilim adamı Koch 1905 yılında Nobel'e layık görüldü. Koch'un katkıları sadece verem mikrobu ile sınırlı kalmamış koleranın da mikrobunu bulmuş, uyku hastalığının Afrika'da yaşayan çeçe sineklerinden geçtiğini de keşfetmiştir. 20. yüzyılın en büyük tıp adamları arasında gösterilen Koch araştırmaları sayesinde birçok aşı ve tedavi geliştirilmiş. Sayesinde ölümcül hastalıkların yok edilmesinde büyük yol alınarak günümüze ulaşmasına engel olunmuş FREDERICK GRANT BANTING VE JOHN JAMES RICKARD MACLEOD Kanada / Canada Tıbbın günümüzde de mücadele ettiği problemlerden biri olan şeker hastalığıyla ilgili tedavide kullanılan insülin ilacını Banting ve Macleod'un ortak çalışmasıyla bulundu. Bu keşifle şeker hastalığına yol açan sebeplerin bulunmasının yanında insülin sayesinde hastalık durağanlaştırıldı. İki Kanadalı bilim adamı bu keşifleriyle Nobel'i hak etti. Kanda anormal düzeyde glikoz seviyesinin yükselmesi ve idrarda glikoz çıkması ağır ağır fakat kesin bir şekilde insanları ölüme götürüyordu. Yaptıkları çalışmalarla buna sebebin pankreas olduğunu anladılar. Pankreasın üretemediği insülini dışardan enjekte ederek kandaki glikozu dengelemeyi başardılar. Bu sayede günümüzde dahi birçok can kurtarıyorlar. KARL LANDSTEINER Avusturya / Austria Avusturyalı bilim adamı insandaki kan gruplarını tanımlayarak serumbilim ve bağışıklıkbilim alanında çağ açmıştır. Sayesinde tıbbın her evresinde kan ayrımları, ihtiyaçları ve tedavileri yapılabilmekte. Böylece tedaviler kesin ve hızlı olarak yapılabilmekte. 17. yüzyıldan beri insandan insana kan nakli uygulaması ölümlerle sonuçlandı. 19.yüzyıl itibarıyla kan nakli birçok ülkede yasaklanmıştı. Landsteiner'ın çalışması neticesinde tıp "kan" konusunda derin bir nefes alarak yoluna devam etti. Bu çalışması neticesinde 1930 yılında Nobel sahibi oldu. Kan gruplarının yanı sıra kan hastalıkların başında gelen frengi ve çocuk felcine dair de araştırmalar yaptı. GEORGE HOYT WHIPPLE Amerika Birleşik Devletleri / United States of America Ebeveynleri doktor olan George Hoyt tıbbın içinde doğdu ve büyüdü diyebiliriz. Patolog ve biyomedikal araştırmacısı olan bilimadamı 1934 yılında anemi olgularında karaciğer tedavisi ile ilgili çalışmaları sonucunda Nobel'e layık görüldü. George Hoyt ince bağırsak duvarında anormal lipid birikimi nedeniyle oluşan hastalığı keşfetti. Bunun neden olduğu anemi ve karaciğer hastalıklarına dair çalışmaları sonucunda birçok hastanın derdine derman bularak tarihe geçti. CHARLES BRENTON HUGGINS Amerika Birleşik Devletleri / United States of America Amerikalı patoloji ve viroloji uzmanı Peyton tavuklar üzerinde yaptığı deney sonucunda virüslerin kansere yol açtığını ortaya çıkardı. Kanser araştırmalarına yeni bir boyut kazandıran bu gelişme neticesinde yaptığı çalışmalarla aşılama yoluyla kanser hücrelerine karşı bağışıklık sağlanabileceğini ortaya koydu. Özellikle prostat kanseri tedavisinde uygulanan bu yöntem sayesinde birçok insan sağlığına kavuştu. Günümüzde de çare aranan kansere karşı başarılan büyük bir savaştı Huggins'in çalışmaları. Bu başarı Huggins'e 1966 yılında Nobel'i getirdi. ALLAN M. CORMACK, GODFREY N. HOUNSFIELD Amerika Birleşik Devletleri / United States of America, İngiltere / England X ışınları üzerinde çalışmalarını sürdüren iki bilim adamı Cormack ve Hounsfield bilgisayarlı tomografiyi geliştirerek hastalıkların teşhisi konusunda bir çağ açtılar. Bu başarı onlara Nobel'i getirdi. Geliştirdikleri bu yöntem röntgen cihazına dayanır. Bir nesneye değişik açılardan gönderilen X ışınları ile nesnenin iç yapısının üç boyutlu görüntüsü elde edildi. İnsanın beyin ve sistemler gibi önemli bölümlerin iç yapısının görüntülenmesi bu çalışmayla başarıldı. Bu sayede hızlı ve pratik şekilde hastalıklar görüldü ve müdahale edildi. JOSEPH E. MURRAY, E. DONNAL THOMAS Amerika Birleşik Devletleri / United States of America Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi'nde iki çalışma arkadaşı "hastalıkların tedavisinde organ ve hücre transplantasyonu" ile ilgili çalışmaları insanlığa büyük fayda olarak sonuçlandı. Bu sonuç 1990 yılında onlara Nobel'i getirdi. Murray ve Thomas çağımızın özellikle çocuklarımızda görülen hastalıklardan olan lösemi için kemik iliği naklini geliştirdiler. Lösemi hastalığında büyük bir aşama kaydeden bilim adamları insanlığa bir umut bağışlamayı başardılar. SIR MARTIN EVANS İngiltere / England İnsanlığın geleceği, büyük umudu olan "kök hücre" çalışmalarında çağ açan Evans çalışmaları neticesinde 2007 yılında Nobel'e layık görüldü. Sir unvanlı bilim adamı Evans kök hücre çalışmaları neticesinde kanser ve kalp-damar hastalıkları gibi çağımızın tehditlerine karşı büyük bir başarı kaydetmeyi başardı. Bunun yanında laboratuvar ortamında doku geliştirme çalışmalarını sürdüren bilim adamı kök hücre ile suni kalp, damar ve doku üretmeye çalışıyor. Evans'ın gelecekte yaşlanmama ve sonsuz yaşam gibi şifrelerin gizli olduğu çalışmaları yakından takip ediliyor. SIR ROBERT G. EDWARDS İngiltere / England Genetik ve tüp bebek konusunda ilk çalışmalara imza atan bilim adamı Edwards çalışmaları neticesinde 2010 yılında Nobel ödülünü aldı. Cambridge Üniversitesi'nde yürüttüğü araştırmalarda yumurta hücrelerini dışarda dölleyerek vücuda yerleştirme tekniğini geliştirdi. Bu yöntemle 25 Temmuz 1978 tarihinde Louise Brown dünyaya gelen ilk bebek oldu. Bu da üremede yeni bir çağ açtı. Kısırlığın tedavisini mümkün kılan çalışma neticesinde 4 milyon tüp bebek dünyaya geldi.