Türkiye ve Avrupa ülkelerinde hidrojenin doğalgaz dağıtım şebekesine enjeksiyonu konusunda çalışmalar yürütülüyor. Avrupa ülkelerinde 50’nin üzerinde projede doğalgazın hidrojen ile karıştırılarak nihai tüketiciye ulaştırılması hedefleniyor. GAZBİR olarak gelecek dönemde, doğalgazın hidrojen ile karıştırılması sonucu, karbon salım değerlerinin en düşük seviyeye çekilmesi ve doğalgaz ithalatının azaltılması üzerine çalışmalarımıza odaklanacağız.
DÜNYA’DA ARTAN NÜFUSA yönelik olarak üretim ihtiyacı ve teknolojik gelişmeler ile enerjiye olan talep her geçen gün artmaktadır. Buna bağlı olarak ülkeler enerji ihtiyaçlarını verimi yüksek, düşük maliyetli ve çevre dostu kaynaklar ile karşılamayı hedeflemektedir.
Ülkelerin enerji politikaları doğrultusunda doğal gaz ve yenilenebilir kaynaklara olan talep ilerleyen dönemde beklenildiği gibi artış gösterecektir. Türkiye bölgesinde enerjide merkez ülkelerden bir tanesi olma amacıyla yatırımlarına devam etmektedir. Doğal gaz sektör temsilcileri bu hedef doğrultusunda sürekli büyüyen ve yenilikleri Türkiye’ye getiren bir sektör olmayı hedeflemektedir.
‘TÜRKİYE DOĞAL GAZ DAĞITIM SEKTÖRÜ AVRUPA’DA ÖRNEK ALINAN BİR KONUMDADIR’
2003 yılı sonrası kamu desteği ve özel sektör yatırımları ile doğal gaz dağıtım sektörü hızlı bir büyüme ile 2018 yıl sonu itibariyle Türkiye’nin tüm illerinde faaliyet göstermeye başlamıştır. 81 il ve 561 yerleşim yerinde faaliyet gösteren doğal gaz dağıtım şirketleri yaklaşık 15 bin çalışanıyla kesintisiz ve güvenli bir şekilde tüketicilere doğal gaz hizmeti vermektedir. Düşük kayıp-kaçak oranı ve son teknolojilerin kullanıldığı şebekesi ile Türkiye özellikle Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin örnek aldığı bir konumdadır.
Dağıtım şirketleri, 154 bin kilometre uzunluğundaki şebeke ile bugün 17 milyonun üzerinde aboneye hizmet verirken, 2023 yılı itibariyle 19 milyonun üzerinde doğal gaz abonesi hedeflenmektedir. Abone penetrasyonu açısından değerlendirildiğinde Türkiye’de doğal gaz kullanım oranı yüzde 65 ile birçok Avrupa ülkesinin önündedir. Son 5 yılda abone sayısı yıllık ortalama yüzde 8 büyürken, bu büyüme oranı ile AB üye ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına sahip ülkelerin başında gelmekteyiz. Yapılan yatırımlar sonucu doğal gazın ulaştığı fakat çeşitli sebeplerle doğal gaz kullanmayan veya kullanamayan 3,5 milyon potansiyel abonenin önümüzdeki yıllarda yürütülecek çalışmalar ile doğal gaz konforuna ulaşmasını amaçlıyoruz.
Türkiye’de tüketilen doğal gazın geçtiğimiz yıllarda yaklaşık yüzde 92’si doğal gaz dağıtım şirketleri tarafından nihai tüketiciye ulaştırılırken, bu oranın 2020 yılında pandemi döneminde yaşanan zorluklara rağmen yapılan yatırımlar ile yüzde 94 civarına gelecektir.
‘HİDROJEN, HEM DÜNYADA HEM TÜRKİYE’DE ENERJİ GÜNDEMİNDE YER ALACAK’
Türkiye ve Avrupa ülkelerinde hidrojenin doğal gaz dağıtım şebekesine enjeksiyonu konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde toplam 50’nin üzerinde projede doğal gazın hidrojen ile karıştırılarak nihai tüketiciye ulaştırılması hedeflenmekte ve pilot bölgelerde uygulamalar yapılmaktadır. Hidrojenin doğal gaz dağıtım şebekesine entegrasyonuna ilişkin çalışmalar GAZBİR’in teknik merkezi olan GAZMER’in Konya’daki Ar-Ge merkezinde devam etmektedir. Proje ile ulaşılmak istenen hedef, ilerleyen yıllarda doğal gazın, hidrojen ile karıştırılması sonucu doğal gazın karbon salım değerlerinin en düşük seviyeye çekilmesi ve yerli kaynaklarla elde edilen hidrojen sayesinde doğal gaz ithalatının azaltılmasıdır. Rüzgâr ve güneş enerjisi ile elde edilen hidrojenin, Faz-1 aşamasında yüzde 10’a kadar, Faz-2 aşamasında ise yüzde 15 oranında doğal gaza enjeksiyonu başarı ile tamamlanmıştır. Projenin ekonomik etkilerine bakıldığında yüzde 10 oranında hidrojenin doğal gaz ile karıştırılması sonucu yıllık 2 milyar dolar civarında doğal gaz ithalatının önüne geçilebilir. Yıllık 12-13 milyar dolar civarında olan doğal gaz faturası önümüzdeki yıllarda bu proje ile yüzde 15 civarında azalabilir.
‘ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILLIK SÜREÇTE TÜRKİYE’NİN ENERJİ DENKLEMİNDEKİ YERİ DEĞİŞEBİLİR’
Mevcut durumda doğal gazda dışa bağımlılık oranımız yüzde 99 civarındadır. Geçtiğimiz aylarda Karadeniz’de keşfedilen yaklaşık 405 milyar metreküp doğal gaz ile önümüzdeki yıllarda enerji talebinin yerli kaynaklar ile karşılanma oranı artacaktır. Benzer özellikteki doğal gaz sahalarının üretim kapasiteleri göz önünde bulundurulduğunda bölgeden yıllık 10-15 milyar metreküp doğal gaz üretileceği görülüyor. Yerli kaynaklar ile konut talebinin neredeyse tamamı karşılanabilecek duruma gelecektir. Devam eden çalışmalar sonucu yeni rezervlerin bulunması ile Türkiye’nin iç pazardaki doğal gaz talebini kendi kaynakları ile karşılamasının yanı sıra komşu ve bölge ülkelere doğal gaz ihraç etmesinin önü açılacaktır. Böylelikle, Türkiye’nin enerji piyasalarında önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte daha önemli bir oyuncu haline gelebileceğini söyleyebiliriz.