Anasayfa / Analiz / "TÜRKİYE MERKEZ ROLÜ ÜSTLENECEK"

Analiz

  • 355

"TÜRKİYE MERKEZ ROLÜ ÜSTLENECEK"

image

Türkiye son 15 yıldır altyapısal anlamda önemli projelere imza attı. Bu büyük projelerle birlikte altyapı projeleri için gereken finansmanın nasıl sigortalanacağı konusu ile tanıştı. Sigorta ve reasürans yolu ile finansman akışının güvence altına alınması da kamuözel sektör iş birliğine büyük bir güven sağladı. Günümüzdeki kamu ve özel sektör ortaklığında yer alan paydaşlar arasında da sigorta kuruluşları çok önemli bir yer edinmiş vaziyette. Altyapı projelerinin finansal açıdan büyüklüğü nedeniyle yapılacak her yatırımın çok iyi analiz edilmesi ve finansal akışın da düzgün olması bekleniyor. Bu tür yatırımlarda borç oranlarının yüksek olması yatırımların finansal kısmı için önemli şüpheler doğurabiliyor. Bu şüpheleri giderebilmek için de finansman akışını güvence altına alacak teminatların sağlanması arzu ediliyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği de bu noktada danışmanlık hizmeti veren bir taraf. Biz de altyapı projelerinin sigortalanma sürecini daha iyi anlayabilmek için IBS’in Genel Müdürü Murat Çiftçi ile bir sohbet gerçekleştirdik: Sigorta pazarının Ortadoğu ve Asya’ya kaydığına yönelik bir görüş söz konusu. Bu çerçevede Türkiye’deki sigorta sektörünü değerlendirebilir misiniz? Türkiye’de sigortacılık Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yenidir. Bugünkü anlamda sigortanın Avrupa’da 14. yüzyılda hayata geçtiğini düşündüğümüzde 500 yıllık açığı kapatmak adına sektörün ciddi bir gelişim göstermesi gerekiyor. Bu ivme özellikle son dönemlerde yakalanmış olup dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinin ülkemizde yeni yatırımlar yapmasıyla da bu gelişim sağlam bir temele oturmuş gözüküyor. Bu büyüme aşamasında ortaya çıkan hukuki mevzuat ve denetimdeki boşluklar maalesef hala sektörün önemli problemleri arasında yer alıyor. İstanbul önümüzdeki 10 sene içerisinde sadece Türkiye’nin değil bölge ülkelerin sigorta ihtiyaçları için tüm kaynakların bir araya geldiği merkez rolü üstlenecek. Şu anda dünyada çok büyük bir reasürans kapasitesi bulunuyor. Global sermayenin sınır tanımadığı bir ortamda bu kapasite mevzuatın ve şartların uygun olduğu ülkelerde kurulan şirketlere doğru kaymakta. Ama hala kıta Avrupası özellikle reasürans boyutunda dünya sigorta pazarında ciddi bir ağırlığa sahip diyebiliriz. Altyapı projelerinin sigortalanma sürecini anlatabilir misiniz? Altyapı projeleri, sigorta sektöründe genel olarak orta ve büyük ölçekli özel riskler olarak tanımlanıyor. Bu tür projelerin sigorta süreçlerinde doğru risk analizinin yapılması ve buna uygun sigorta ihtiyaçlarının belirlenmesi en önemli husustur. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda teminat yapısının oluşturulması ve bunun paralelinde sigorta güvencesinin sağlanması, riskin sigortacılara tanıtımının doğru ve yeterli düzeyde yapılması da önem arz ediyor. Sigortaya konu projenin ulusal veya uluslararası kredi kaynaklarıyla yapılması durumunda ise, proje finansman sigortası olarak tanımladığımız ve sigortalanan risk ile beraber finansmanın da sigortalandığı kompleks bir süreç yönetimi oluşuyor. Bu süreci biraz önce ifade ettiğim gibi genel olarak projedeki risklerin belirlenmesi, bu risklere göre teminat yapısının oluşturulması, kreditörlerin sigorta danışmanları ile bu yapı üzerinde mutabık kalınması ve mutabık kalınan şartlar üzerinde riskin sigorta güvencesine alınması olarak tanımlayabiliriz. Bu süreçte ayrıca, kredi sağlayan bankaların talebi doğrultusunda sigorta güvencesi sağlayan her bir sigortacıdan alınan temlik sözleşmesi ve hasar ödeme taahhütleri gibi dokümanlar, kredinin sağlanmasındaki en önemli aşamalardan biri olarak biliniyor. Bizim broker olarak en büyük katma değerimiz bu sürecin sorunsuz ve olabildiğince kısa sürede sonuçlanması olarak özetlenebilir. Altyapı projeleri sigortalanırken asıl risk projenin sigortalanmasında mı yoksa finansmanının sigortalanmasında mıdır? Risk dağılımı neye göre değişir? Projenin doğru bir sigorta modeline oturtulması otomatik olarak finansmanında garanti altına alınması anlamına gelir. Risklerin fizibilite aşamasında doğru belirlenmesi ve bunlarla ilgili gerekli teminatların temin edilmesiyle projenin kendi operasyonu çerçevesinde ayakta kalmasını sağlayacaktır. Proje finansmanı sigortaları alanında tecrübeli bir sigorta brokerinden ilgili risk yönetimi desteği alınarak olası riskler net bir şekilde tanımlanabilir. Altyapı projelerinin sigortalanmasında Türkiye’de reasürans sisteminin işlevi ne boyuttadır? Türkiye deki altyapı projelerinin sigortalanmasında yakın bir zamana kadar tüm yapı, risk alan şirketlerin yüksek kredi notuna sahip olmaları şartı dolayısıyla tamamen reasürans sisteminin üzerine kurulmuştu. Türkiye’nin kredi notunun artırılmasıyla beraber günümüzde bu şart biraz daha yumuşamış olup, lokal piyasadaki sigorta şirketlerinin de ciddi oranlarda riske dahil olması sağlanmış oldu. Aynı şekilde finansman sağlama noktasında Türk bankaları daha aktif rol almaya başladığından sistem içerisinde lokal sigorta şirketlerinin kapasitelerinin kullanılmasında son dönemde artış yaşanıyor. Son 10 yılda Türkiye’de ciddi altyapı yatırımları yapılıyor. Bu yatırımların sigorta şirketlerine getirisi rakamsal olarak ne oldu? Böyle bir veri Hazine Müşteşarlığı tarafından paylaşılmamakla beraber biraz önce değindiğim gibi reasürans ihtiyacı dolayısıyla ilgili primin büyük bir kısmı Türkiye dışında bulunan reasürörlere gitmektedir. IBS olarak ise bugüne kadar Türkiye’de yaklaşık 7.5 milyar dolarlık proje finansmanı gerektiren yatırımın sigorta ve reasürans brokerliği hizmetini verdik. Bu projelerde ödenen primin %90’ı yurt dışı reasürörlerine gittiğini düşündüğümüzde bu yatırımların maalesef getirisinden yurt içi sigorta şirketleri tahmin edildiği gibi çok faydalanamadılar. Her sektörün bir 2023 vizyonu söz konusu. Sizin 2023 vizyonunuz nedir? IBS olarak çıtamızı bugüne kadar yapmış olduğumuz başarılı projelerle çok yükseğe çıkardık. Cumhuriyetimizin 100. yılında sürdürülebilir bir büyüme ile beraber Türkiye ve bölge ülkelerde tecrübeli, alanında uzman insan kaynağı ile sigorta ve reasürans brokerliği denildiğinde akla ilk gelen broker olmayı hedefliyoruz. Ümit ediyorum o döneme kadar farklı ülkelerde de bayrağımız dalgalanıyor olacak.