Anasayfa / Analiz / 120 YILLIK KOKU UZMANI: REBUL

Analiz

  • 578

120 YILLIK KOKU UZMANI: REBUL

image

"Rebul deyince aklınıza gelen nedir?" diye soracak olsak, hiç kuşkusuz pek çoğunuz mis kokulu lavanta kolonyasını hatırlayacaksınızdır. Ancak şimdilerde pek çok çeşide sahip olan markanın ilk çıkışının bir eczane olduğunu biliyor musunuz? Bugün Atelier Rebul markasıyla konsept mağazalar kurmaya başlayan ve içerisinde sadece koku değil pek çok kozmetik ürün konumlayan Rebul’un hikayesi hayli ilginç… Her şeyden önce 120 yıllık köklü bir tarihe sahip olan Rebul markasının geçmişi eczacılığa dayanıyor. 1895 yılında Fransız kökenli Jean Cesar Reboul eczacılık fakültesinden mezun olduktan sonra yolu Pera’ya düşüyor. Buraya tam manasıyla aşık olan Jean Cesar Reboul Rumeli Han’da Rebul Eczanesini açıyor. Fransız gelenekleriyle işleyen bu eczane dönemin eczaneleri arasında hızla sıyrılarak herkesin ilgisini çekmeye başlıyor. 1920 yılına gelindiğindeyse Cumhuriyet Dönemi’nin ilk eczacılarından Kemal Müderrisoğlu staj yapmak için Jean Cesar Reboul’a başvuruyor. Jean Cesar Reboul bu konuda o kadar katı ki asla Fransızca bilmeyen birini eczanesinde istihdam etmek istemiyor. Kemal Müderrisoğlu bunu öğrendiğinde ise soluğu Fransa Konsolosluğu’nda alıyor ve bir yıl boyunca dersi alarak Fransızcayı öğreniyor. Staj görüşmesi için Jean Cesar Reboul’un yeniden kapısını çalıyor ve elbette işi kapıyor. Eczanede o kadar çalışıyor ve işi öylesine sahipleniyor ki eczanenin en gözde çalışanı oluyor. Bu nedenle Jean Cesar Reboul ve Kemal Müderrisoğlu arasında ciddi güven hatta baba-oğlu ilişkisi doğuyor. Hatta Jean Cesar Reboul eczaneyi kendi kurmasına rağmen kısa bir süre sonra eczanenin adını Kemal ve Reboul Eczanesi olarak değiştiriyor. REBUL’UN SIMGESI LAVANTA KOLONYASI DOĞUYOR Birlikte işbirliği yapmaya başlayan Mösyö Reboul ve Kemal Bey eczanelerinde bulunan laboratuvarlarında çeşitli araştırmalar yaparak, pek çok ilke imza atıyorlar. İkili, Jean Cesar Reboul’un bahçelerindeki lavantalardan elde edilen esanslarla ilk lavanta kolonyasını hazırlıyor ve bu kolonya o dönemde herkes tarafından çok beğeniliyor. Hatta insanlar bu kolonyayı parfüm olarak kullanıyor ve neredeyse lavanta kolonyası sürmeden kimse Beyoğlu’nda gezmeye çıkmıyor. Bu kolonya ile birlikte Rebul’un kozmetikle ilk buluşması da gerçekleşiyor. Tabi ekip, sadece lavanta kolonyasıyla da yetinmiyor. Yine aynı laboratuvarda kremler, gençleştirici kremler, losyonlar vs. gibi pek çok kozmetik ürün yapıyorlar. Hatta Rebul, Türkiye’nin ilk gençleştirici kremini ve ilk erkek parfümünü yapan marka olarak da tarihe geçiyor. 1939 yılında ülkesine dönmeye karar veren Jean Cesar Reboul eczaneyi Kemal Müderrisoğlu’na devrediyor. Kemal Müderrisoğlu, ustasına duyduğu derin saygı nedeniyle eczaneden kendi ismini silip, sadece Rebul Eczanesi olarak eczaneyi devam ettiriyor. TÜRKIYE’NIN KOKU TARIHINI YAZAN MARKA Markanın Kurucusu Kemal Müderrisoğlu daha sonra farklı ürünlere yönelik çalışmalar yaparak markanın ürün gamını genişletiyor. Daha sonra Mehmet Emin Müderrisoğlu’un işleri devralmasıyla birlikte Türkiye’nin ilk erkek parfümü Silverline yapılıyor ve lavanta kolonyası Dünya Kalite Kontrol Madalyası alıyor. Şimdi işin başında Rebul markasının dördüncü kuşak yöneticileri bulunuyor. Rebul Kurucu Ortaklarından Nüket Filiba, Rebul ailesinin en büyük mirasının kalite ve güven olduğunu altını çiziyor. “Biz Rebul ailesi olarak kendimiz ve ailemizin kullanmadığı hiçbir ürünü üretmeyiz. Bu nedenle markamız büyüyor ama asla kalite ve güvenden taviz vermiyoruz” diyor ve ekliyor: “Markanın arkasında koku uzmanlığı kadar cilt bakım uzmanlığı yatıyor. 120 yıllık markayız ama formüllerimiz elbette o dönemden kalma değil ancak görgümüz ve iş yapış biçimimiz o dönemden kalan görgülerle yapılıyor. En yeni en teknolojik hammaddeleri buluyoruz. En yeni formüllerin peşindeyiz. Bu anlamda 3. Kuşak yöneticimiz Mehmet Müderrisoğlu’nun emeği çok büyük. Ar-Ge çalışmalarımız Mehmet Müderrisoğlu’nun önderliğinde devam ediyor.” ULAŞILABILIR LÜKS 2013 yılından bu yana Atelier Rebul markasıyla mağazalar açmaya başlayan marka Ekim ayı içerisinde Kanyon’da açtığı mağaza ile onuncu mağazasını da açtı. Bu yılı 12 mağaza ile kapatmayı hedeflediklerini söyleyen Nüket Filiba, 3 sene içerisinde 35 mağaza hedefleri olduğunu söylüyor. Rebul markalı ürünleri 25 ülkeye ihraç ettiklerini söyleyen Filiba, “Atelier Rebul mağazalarını yurt dışında hiç açmadık. Önce Türkiye’de alt yapısını kuvvetli bir şekilde güçlendirmek istiyoruz. Ar-Ge, ürün skalası konusunda yeterince güçlenince yurt dışına çıkmak istiyoruz.” Markanın yabancı yatırımcıların da odağında olduğunu söyleyen Filiba, 2016’da yurt dışında ilk mağazayı açmak istediklerini ve özellikle Kuzey Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden yoğun bir ilgi gördüklerini söylüyor ve ekliyor: “Ancak yavaş yavaş vaktinin de geldiğini düşünüyoruz. Marka yatırımcıların da ilgisini çok çekiyor. 2016’da yurt dışında ilk mağazayı açma planımız var. Kuzey Avrupa ülkelerinden var, Ortadoğu ülkeleri var. KÖKLÜ MARKANIN YENI PAZAR STRATEJISI Nüket Filiba’ya “Rebul gibi 120 yıllık ancak insanların koku uzmanlığı ile tanıdığı bir markayı, bir kozmetik markası olarak konumlamanın ne gibi zorlukları var?” diye sorduğumuzda ise şu cevabı alıyoruz: “Müşterilerimiz mağazalarımıza girdiğinde bizim koku uzmanlığımızı deneyimlemek için giriyorlar. Ancak mağazamıza girdiklerinde diğer ürünlerimizle tanışıyorlar. Biz yeni segmentlerimiz için marka bağımlılığını burada yaratabiliyoruz. Ev kozmetiği, parfümler, vücut bakımı teknolojik ürünler var. Evet, bir kısım tüketici sadece koku uzmanlığımız için mağazamıza giriyor ama çalışanlarımızın ve güzellik uzmanlarımızın bilgi dağarcığı ile yeni ürünlerimiz müşterilerimize aktarılıyor. Tüketici bir kez bizim ürünümüzü aldığında yabancı hiçbir markadan farkımız olmadığını anlıyor. Çünkü zaten biz dünya devlerinin kullandığı hammaddeleri kullanıyoruz.” Önümüzdeki dönemde Rebul markasının ismini daha sık duymaya başlayacağız gibi görünüyor. Türkiye’nin ilk kozmetik markası olma unvanına sahip olan bu markanın, köklü geçmişi tüketici gözünde gelecek için de bir güven yaratacağa benziyor.