Tüm dünyanın zorluklarla geride bıraktığı 2016 yılı, yeni yıla ekonomik anlamda pek çok sorunu devretmişti. Pek çok sektör devraldığı bu sorunlarla boğuşurken gayrimenkul sektöründe işler biraz olsun yoluna girmiş görünüyor.
2 017 yılı bir önceki yıldan kalan bazı belirsizliklerle başladı. Tüm dünyada etkisini gösteren ve Türkiye’ye de etki eden bu belirsizlikler hem Türkiye ekonomisini hem de Türkiye’de pek çok sektörü etkisi altına aldı. Gayrimenkul sektörü de bunlardan biri oldu. Ancak gerek hükümetin gerekse sektör temsilcilerinin hayata geçirdiği teşvikler ve kampanyalarla bu süreç en az zararla atlatılmaya çalışıldı. Geçtiğimiz dönemde nihai tüketiciye verilen teşviklere yenileri eklendi. Bu yeniliklerden bazıları; yabancıların konut edinmesi ve vatandaşlık hakkı verilmesine ilişkin düzenlemeler, 150 m²’den büyük konutların KDV oranlarının %8’e indirilmesi ile ilgili düzenlemenin 30.09.2017 tarihine kadar uzatılması, tapu harcının 30.09.2017’ye kadar geçerli olmak üzere binde 20’den binde 15’e düşürülmesi şeklinde sıralanabilir. Ortaya çıkan rakamlara bakıldığında gerçekleştirilen teşvikler ve kampanyaların başarıya ulaştığı da söylenebilir. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre gayrimenkul sektörü hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Açıklanan son verilere göre, 2017 yılı mayıs ayı satış rakamlarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 artış gösterdi. Mayıs ayında toplamda 116 bin 558 konut satıldı. GYODER’in hazırladığı Türkiye Gayrimenkul Sektörü 2017 1.Çeyrek Raporu’na göre konut piyasasına gayet olumlu yansıyan bu teşvikler sayesinde sektör ilk çeyreği geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %7’lik bir büyüme ile kapattı. Aynı dönemde, konut kredisi faiz oranlarındaki düşüşün de olumlu etkisi ile ipotekli konut satışlarında yaklaşık %30’luk bir büyüme gerçekleşti. Sektör temsilcileri de gerçekleştirilen bu teşviklerden oldukça memnun… Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt: “Devlet teşviki ile gelen faiz indirimleri ve hayata geçirilen yeni kampanyalar ile ivme kazanan gayrimenkul sektörünün, büyümesini artırarak devam ettireceğini öngörüyoruz. Tapu harçları ve damga vergisindeki indirimlerle birlikte alım için harekete geçen gayrimenkul alıcısı, Türk ekonomisinin bir anlamda bel kemiğini oluşturuyor” diyor. GYODER'IN RAPORUNA GÖRE GAYRIMENKUL SEKTÖRÜNDE YABANCI YATIRIMCIYI ÇEKMEK IÇIN DIKKAT EDILMESI GEREKEN NOKTALAR POINTS TO CONSIDER WHILE LURING FOREIGN INVESTORS IN REAL ESTATE SECTOR, ACCORDING TO GYODER'S REPORT ACCORDING TO THE GYODER'S 2017 1ST QUARTER REPORT, BY THE MEANS OF THESE INCENTIVES, REAL ESTATE SECTOR PASSES THE FIRST QUARTER WITH A 7% GROWTH FROM THE PREVIOUS YEAR. 15’e düşürülmesi şeklinde sıralanabilir. Ortaya çıkan rakamlara bakıldığında gerçekleştirilen teşvikler ve kampanyaların başarıya ulaştığı da söylenebilir. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre gayrimenkul sektörü hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Açıklanan son verilere göre, 2017 yılı mayıs ayı satış rakamlarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 artış gösterdi. Mayıs ayında toplamda 116 bin 558 konut satıldı. GYODER’in hazırladığı Türkiye Gayrimenkul Sektörü 2017 1.Çeyrek Raporu’na göre konut piyasasına gayet olumlu yansıyan bu teşvikler sayesinde sektör ilk çeyreği geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %7’lik bir büyüme ile kapattı. Aynı dönemde, konut kredisi faiz oranlarındaki düşüşün de olumlu etkisi ile ipotekli konut satışlarında yaklaşık %30’luk bir büyüme gerçekleşti. Sektör temsilcileri de gerçekleştirilen bu teşviklerden oldukça memnun… Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt: “Devlet teşviki ile gelen faiz indirimleri ve hayata geçirilen yeni kampanyalar ile ivme kazanan gayrimenkul sektörünün, büyümesini artırarak devam ettireceğini öngörüyoruz. Tapu harçları ve damga vergisindeki indirimlerle birlikte alım için harekete geçen gayrimenkul alıcısı, Türk ekonomisinin bir anlamda bel kemiğini oluşturuyor” diyor. • Yabancı yatırımcının sadece konut niteliği ve niceliğine değil aynı zamanda mülk edindikleri şehri ‘bir yaşam alanı’ olarak görmelerinin etkilerinin de dikkat çekmesi ve bunun en tipik örneğinin İstanbul da görülen yabancı talebi olması, • Yabancı konut alıcıları ve yatırımcıları açısından diğer bir noktanın ise vize, vatandaşlık, oturma izni ve bürokratik işlemlerinin azaltılması ile ilgili yapılan düzenlemelerin oluşu, Türkiye’nin yakın ve içinde bulunduğu coğrafyada jeopolitik önemin devam etmesi, göreceli olarak bölgede güvenli liman pozisyonunu koruması, • İstanbul’un marka şehir olarak dünyanın dört bir yanından yatırımcının ilgisini çekmesi; bu noktada İstanbul’un gerek ticari gerek coğrafi bir dağıtım merkezi (Hub) olması, • İstanbul’un finansal bir merkez olması için yapılan çalışmaların daha da somutlaşması, inşaatların ilerlemesi, • Konut fiyat gelişmelerini takip eden yatırımcıların, fiyat artışı düşük olan bölgelerden de konut almaya başlaması ve tüm Türkiye genelinde talep göstermeleri. Bu konudaki bir başka görüş ise 216 Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Bilent Dündar’a ait. Dündar: “Hükümetin gayrimenkul sektörüne vermiş olduğu destek ve teşvikler gayrimenkul sektörünün bugünlere gelmesinde büyük katkısı oldu. TÜİK tarafından açıklanan son rakamlar, gayrimenkul sektörünün güvenli bir liman olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Son bir yıl içinde gayrimenkul sektörüne yönelik alınan tedbirler, sektörün gelişiminde büyük rol oynadı. KDV’de yapılan indirim, tapu harç oranında ki düşüş, yabancı yatırımcının önünün açılması için alınan tedbirler ve daha birçok önlem sektörün bugünlere gelmesini sağladı.” İnsay Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Çulhalık ise Türk halkı için gayrimenkulün her zaman iyi bir yatırım aracı olduğunu söylüyor ve zaman zaman dalgalanmalar olsa da konut satışı her zaman devam edeceğini vurguluyor. Çulhalık: “Konut sahibi olmayı kolaylaştıran kampanyalar ile canlanan gayrimenkul sektörü, hem yatırımcıların hem de konut alıcılarının kazançlı çıkmasını sağlıyor” diyerek sektöre yönelik güvenin altını çiziyor. YABANCILARA SATIŞ DAHA DA KOLAYLAŞTIRILMALI! Bu yıl gayrimenkul sektöründe yabancı yatırımcılara yönelik fırsatları da beraberinde getirdi. En az 1 milyon dolarlık taşınmaz satın alan ve 3 yıl satılmaması şartı ile yabancıya vatandaşlık veren düzenleme ile bu alanda önemli bir adım atıldı. Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt bu konuda görüşlerini şu şekilde dile getiriyor: “Yabancı yatırımcılara tanınan vatandaşlık hakkı satışların artmasında etkili oldu. Referandum sonrası yabancı yatırımcının Türkiye’ye akın ettiğini söyleyebiliriz. Çünkü yabancı yatırımcı, Türkiye’yi bizden çok daha iyi takip ediyor. Ekonomideki iyiye gidişin hem yabancı yatırımcıyı hem de yerli yatırımcıyı harekete geçirdiğini söyleyebiliriz.” Ancak GYODER’in hazırladığı rapora göre yabancı satışlar anlamında ilk 3 ayda gözle görülür bir iyileşme görülmedi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında ilk çeyrek için yaklaşık %42’lik bir düşüş olduğu gözlemleniyor. Ancak raporun önemle altını çizdiği konu bu durumun genel konut piyasası içinde rakamsal olarak önemli bir hacim oluşturmadığı, bu anlamda etki seviyesinin de oldukça kısıtlı olduğu… Rakamlara bakılacak olursa 2017’nin ilk 3 ayında, yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il Adana… 2016 yılının ilk çeyreğinde 898 m2’lik yatırım alan Adana, 2017’nin aynı döneminde 303,778 m2 yatırım ile Muğla’nın yerini almış görünüyor.
GAYRIMENKULDE KONUT KREDILERININ ETKISI Gayrimenkulde işlerin yolunda gittiğinin bir göstergesi de kullanılan konut kredilerindeki artış elbette… 2016 yılının başında yüksek piyasa faizlerinin etkisi ile konut kredileri de yüksek sayılabilecek bir seviyede yıla başladı. Devam eden aylarda giderek gerileyen faiz oranları, yılı aylık %0,91 seviyesinde kapattı. Faiz oranlarıyla ilgili önemli olan bir başka konu ise konut piyasasının desteklenmesi amacına yönelik olarak, başta kamu bankaları olmak üzere bankalarca verilen faiz desteği oldu. Konut üreticileri tarafından düzenlenen kampanyalara verilen bu faiz desteği, konut satışlarında gözlenen artışa büyük bir katkı sağladı. 2017 yılı ilk çeyreği sonunda ise konut kredisi faiz oranları aylık %0,87 seviyelerine kadar indi. REFERANDUM SONRASI SEKTÖR Türkiye’de hemen hemen her sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de halk oylaması öncesinde ciddi bir durgunluk gözlemlenmişti. Bu durumun sektöre etkilerini değerlendiren Akfen Danışmanlık ve Proje Geliştirme Genel Müdürü Barış Barçak “Sonuca ulaşan her belirsiz durum tüketicinin karar almasını kolaylaştırıyor. Referandum sonrasında netleşen tablonun sektöre bir miktar hareket getirdiğini hep birlikte gözlemledik. Ancak, tüketicinin bilumum olumsuz öngörü ile politik gelişmelere duyarlılığının bu kadar yüksek seviyede olması işimizi gerçekten zorlaştırıyor. Her hangi bir nedenle yapılan ulusal oylama sonuçlarının ekonomik açıdan bu kadar önemli addedilmesini doğru bulmuyorum. İyi bir ekonomik altyapıya sahibiz ve seçim vb. oylama sonuçlarının ekonomimize etkisi limitli olacaktır” şeklinde konuştu.