Turizmde zirve görüldü
Sırada ‘fiyat tamiratı’ var
Turizm sektörü 2018 yılının ilk beş ayında, ziyaretçi sayısında tüm zamanların rekoruna imza atarak 11.4 milyonu aştı. Rakamlar bu yıl için hedeflenen 40 milyon turistin hayal olmadığının işareti olarak kabul ediliyor. ‘Bu sırada turizm gelirleri ne durumda?’ derseniz; orada hedef, 32 milyar dolarla zirve noktanın hâlâ 2-3 milyar dolar altında.
2016’da yaşanan ağır krizin ardından fiyat silahını çekmek zorunda kalan turizm sektörü, şimdi talebin önünü kesmemek için oda fiyatlarını kademe kademe yukarı taşıyor. İstanbul’da Mayıs 2015’te ortalama oda fiyatları 143 Euro iken, 2018 Mayıs’ında bu rakam 79,9 Euro olarak gerçekleşti. Euro bazında yüzde 44’lük bir düşüş olduğu görünse de TL bazında fark o kadar yüksek değil. Ama sektör, ‘Euro eski Euro değil ama enflasyon da eski enflasyon değil’ diyor.
Turizm sektörü 2014-2015 yıllarında 41 milyon ziyaretçi ve 34 milyar doları aşan gelir ile bir başarı öyküsüne imza atmıştı. Ama 2016’da artan terör olayları, Rusya ile yaşanan uçak krizi bir anda tüm beklentileri, hedefleri tepe taklak etti. Önce fiyatta direnmeye çalışan sektör, bir süre sonra dayanamadı ve talebi kaybetmemek için de özellikle 2017’de ciddi anlamda fiyat kırdı. Nitekim artan tanıtım kampanyaları, düşen fiyat ve Rusya ile düzelen ilişkiler 2017’de bir toparlanma getirdi. 2018 ise rekorlarla başladı. Önce 38 milyon olan turist hedefi, özellikle ocak-mayıs ayında 11,4 milyon ziyaretçi ile tüm zamanların rekoru kırılınca 40 milyona doğru revize edildi. Turizm gelirleri beklentisi ise 32 milyar dolar olarak açıklandı.
Biz de Strategy Dergisi olarak yıllarını turizme vermiş, onlarca kriz görmüş sektörün öncü isimleri ile 2018’i ve daha sonraki yıllara yönelik beklentilerini konuştuk.
İlk durağımız Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık oldu. 2017’yi ‘dönüş’ yılı olarak nitelendiren Osman Ayık’a göre de 2018’de 40 milyonluk turist hedefi hiç de ulaşılmayacak bir rakam değil. 2018 ve 2019’u ‘tamirat’ yılları olarak gördüklerini kaydeden Ayık, arz-talep dengesini bir yere oturtmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Fiyatları düştüğü hızda yukarı çekmek mümkün değil. Kademeli bir çıkış olmak zorunda. Şu anda bizim önceliğimiz kaybolan talebi yeniden oluşturmak ve gerekiyorsa fiyat motivasyonunu da kullanarak, hizmet standardımızı düşürmeden turist rakamları eski seviyelerine çıkarmak” diyor.
Öncelikle klasik pazar olarak gördükleri Rusya, İngiltere ve AB ülkelerinde Turizm Bakanlığı ile etkin bir tanıtım yaptıklarını anlatan Ayık, “Yine bizim merceğimizde olan Ortadoğu ülkeleri, Çin, Hindistan gibi noktalarda da fuarlar başta olmak üzere her türlü organizasyonun içinde yer almaya çalıştık. Türk turizm sektörü her zaman aktif bir pazarlama sistemi geliştirmiştir” ifadesini kullanıyor.
TÜROFED Başkanı Ayık, Türk turizm sektörünün geldiği bu noktayı başarı olarak gördüğünün altını çizerek, şu değerlendirmede bulunuyor:
“Biz oldukça dinamik bir sektörüz. Çok hızlı karar alabiliyoruz. Burada en önemli şey fiyat-hizmet ilişkisi. Şu ada fiyatlarımızı makul seviyede tutmaya çalışıyoruz ancak bu sırada standartlarımızdan da taviz vermiyoruz.”
‘FİYATTA HALA ÇOK GERİDEYİZ’
Türkiye Otelciler Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır ise 40 milyon hedefi için hâlâ biraz temkinli. Yine de ziyaretçi sayısı 40 milyon olsa da ya da bir miktar altında kalsa da sayıda ciddi bir artış olduğuna işaret ediyor. Ancak Bayındır talebin kalıcı olması için bundan sonraki süreçte gerekli adımlar atılması gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle dünyanın kültür başkenti İstanbul’da kongre ve kruvaziyer turizmin mutlaka atağa kalkması gerektiğini anlatan Bayındır; “İstanbul’u asıl dolduracak olan kongre ve yönünü İstanbul’a dönecek olan dev turist gemileridir. Cruise gemilerden iyi haberler var, yeniden Türkiye’yi listelerine aldılar. Ancak ne yazık ki İstanbul’da bu gemilerin yanaşacağı limanlarda sıkıntı yaşanıyor. Şu anda gerçek anlamda elde bir tek Harem var. Kuruçeşme kıyısını derinlik müsaitse kullanmak gerektiğine inanıyorum. Yine kongre turizmi açısından da bir hareketlilik gözleniyor. Bizlerin zaman kaybetmeden 2020 ve sonrası için çalışmamız gerek” diyor.
Sektörün bu zor dönemlerde ‘mucizeler’ yarattığına da işaret eden Bayındır, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Çok sıkıntılı bir iki yıl geçirdik. Ölmedik, nakavt olmadık. Evet artık doluluklarımız artıyor ancak fiyat konusunda gerilerdeyiz. Dolar kurları 2015’e göre yukarıda fakat bu dönemde artan enflasyonu da unutmamak gerek. Turizmci kurdaki yükselişten para kazandı gibi görünse de artan enflasyonla o para gidiyor. 2016 yılında yaşanan olaylar sonrasında ayakta kalmak, talebi kaybetmemek için çok sert fiyat kırmak zorunda kaldık. Talebi artırdık, şimdi kademeli olarak fiyatlarımızı hak ettiği seviyelere çekmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Sektör oyuncuları fiyat ve doluluk oranları deyince burada dünya çapında araştırma ve analiz şirketi STR’nin rakamları yardımımıza koşuyor. STR 2018 Mayıs Raporu’na göre Ocak-Mayıs döneminde İstanbul’da otellerin doluluk oranı yüzde 69,2 seviyesine ulaşmış durumda. Kriz yılı 2016’nın aynı dönemine bu rakam yüzde 51,1 düzeyindeydi. Turizmin en güzel dönemi olarak değerlendirebileceğimiz 2015 yılının aynı döneminde ise doluluklar yüzde 66,4 seviyesindeydi. Yani İstanbul şu anda dolulukta en iyi yılın bile önünde gidiyor.
EURO BAZINDA YÜZDE 44’LERE VARAN DÜŞÜŞ
Pekii fiyat? Orada sektörün de dediği gibi koşarak değil, soluk alarak yavaş yavaş geçilen bir sürecin olduğu görülüyor. Rapordaki verilere dönelim. ADR (Average Daily Rate) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli İstanbul’da Ocak-Mayıs arasında ortalama 76,17 Euro düzeyinde. Dip nokta olan 2017’ye göre yaklaşık 6 Euro’luk bir artış var. Fakat burada fiyatın hangi noktadan aşağıya çekildiği çok önemli. Çünkü 2015 yılının Ocak-Mayıs ayında günlük satılan oda bedeli 122 Euro düzeyindeydi. Yani zirveye göre Euro bazında hala yüzde 37 aşağıda olan bir rakamdan söz ediyoruz. Yine Mayıs 2015’te İstanbul’da oda fiyatları ortalama 143 Euro düzeyinde iken Mayıs 2018’de bu rakamın 79,9 Euro seviyesinde olduğu görülüyor. Euro bazında yüzde 44’lük bir fark söz konusu.
Şimdi Türkiye’nin turizm gelirlerinde çok büyük bir yer tutan başka bir destinasyona, Antalya’ya da bakalım. STR 2018 Mayıs Raporu’na göre Antalya’da otel dolulukları yılın ilk beş ayında yüzde 59’larda. Bu rakam en kötü yıl olarak ifade edelin 2016’nın aynı döneminde yüzde 49,7’ler seviyesine idi. Her şeyin yolunda gittiği 2015 yılına baktığımızda ise dolulukların yüzde 51’lerde olduğunu görüyoruz. Yani dolulukta Antalya da İstanbul gibi en iyi günlerini yakalayıp çoktan geçmiş bulunuyor.
Gelir açısından Antalya’da da durum benzer. 2018 Ocak-Mayıs döneminde ortalama günlük satılan oda bedeli 50,47 Euro. 2015 Ocak-Mayıs ortalamasına bakıldığında bu rakamın 63,32 Euro olduğu görülüyor. Günlük oda bedeli Euro bazında hala yüzde 20 aşağıdan geliyor.
ENFLASYON ESKİ ENFLASYON DEĞİL
Ancak burada şu noktanın altını çizmek gerekiyor: Evet euro bazında oda gelirleri 2015’in çok gerisinde ancak, kurdaki artışı görmezden gelmek mümkün değil. 2015 yılında 1 Euro’nun karşılığı ortalama 3 TL düzeyindeydi. 2018’in ilk beş ayının ortalamasına bakıldığında bu rakam 4.85 TL’ye denk geliyor. Yani 2015’te İstanbul’da Mayıs ayında ortalama oda fiyatı 143 Euro iken TL karşılığı 429 TL idi. Mayıs 2018’de ise ortalama oda fiyatı 79,9 Euro. Bu da 387 TL’ye denk geliyor. Euro bazında düşüş yüzde 44 iken, TL bazında fark yüzde 9,8. Yani kurdaki artış 2018’de sektöre omuz vermiş. Fakat burada sözü sektör oyuncularının ifadesi ile tamamlamak en doğrusu: “Evet kurlar yüksek ama ne maliyetler eski maliyet, ne enflasyon eski enflasyon. Çift hane enflasyon ve maliyetlerdeki artış kurdan geleni götürüyor.”
Döviz kurlarındaki artış yerli turistin tercihlerini de değiştirdi. Ancak TÜROFED Başkanı Osman Ayık, “Dönemsel olarak sahillerimizde yerli turistin payı yüzde 15’leri geçmez” diyor.
TUROB Başkanı Timur Bayındır, “Talebi kaybetmemek için çok sert fiyat kırmak zorunda kaldık. Odabaşı fiyatları hak ettiği düzeye çıkarmak o kadar hızlı olmuyor” ifadesini kullanıyor.
Doluluk oranları kendini toparladı
odabaşına gelirler hala çok geride
Occupancy rates recovered
Average per room revenues are still far behind
İSTANBUL (Mayıs ayı rakamları)
(Numbers of May) 2015 2016 2017 2018
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 75,3 55,6 64,3 62,1
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro)
Average daily room price (euro) 143,23102,8574,6 79,94
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 107,8457,23 47,93 49,67
İSTANBUL (Ocak -Mayıs rakamları)
(Numbers of January-May) 2015 2016 2017 2018
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 66,9 51,1 56 69,2
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro) Average daily room price (euro) 122,15 97,81 70,57 76,17
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 81,74 49,98 39,54 52,68
ANTALYA (Mayıs ayı rakamları)
(Numbers of May) 2015 2016 2017 2018
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 62,4 56,7 55,2 57,3
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro)
Average daily room price (euro) 76,18 67,73 60,61 64,91
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 47,57 38,39 33,45 37,19
ANTALYA (Ocak -Mayıs rakamları)
(Numbers of January-May) 2015 2016 2017 2018
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 51,4 49,7 53,6 59,0
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro)
Average daily room price (euro) 63,32 60,31 51,04 50,47
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 32,56 30,00 27,34 29,80
İstanbul (Yıllık)
(Annual) 2015 2016 2017 2018 (Oca.-May.)
(Jan.-May)
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 64,8 49,6 62,6 69,2
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro)
Average daily room price (euro) 120,8590,51 76,3 76,17
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 78,29 44,93 47,7 52,68
ANTALYA (Yıllık)
(Annual) 2015 2016 2017 2018 (Oca.-May.)
(Jan.-May)
Otel doluluk oranı (%)
Hotel occupancy rate (%) 59,3 53,2 59,8 59
Ortalama günlük satılan oda bedeli (Euro)
Average daily room price (euro) 114,4576,8 74,6 50,47
Oda başına elde edilen gelir (Euro)
Revenue per room (euro) 67,88 40,88 44,6 29,8
Kaynak (Source): STR
2018 turizmin altın yılı olarak anılacak
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 2018 yılının ileriki dönemlerde ‘turizmin altın yılı’ olarak anılacağına işaret ederek “Türkiye’nin uluslararası arenada hak ettiği yere gelmesi için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz” dedi.
Turizm sektöründeki hareketlilikte dünyanın dört bir yanında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık veren seyahat acentalarının da önemli bir payı var. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Firuz Bağlıkaya ile krizin nasıl aşıldığı, döviz kurlarının sektöre etkisi ve yaklaşmakta olan Kurban Bayramı’na yönelik iç turizmde neler beklediklerini sorduk. İşte yanıtları:
Oldukça hareketli bir dönem geçiren Türk turizm sektörü için bu yıl 40 milyon turist hedefi var. Sizin yıl sonu toplam turist sayısı ve gelir beklentiniz nedir?
Türk turizmi başarılı bir dönem geçiriyor. Aldığımız ilk veriler 2018 hedefimizi tutturacağımıza olan inancımızı artırıyor. Türkiye’deki tüm destinasyonlarda turist sayısında artışı söz konusu. Yılın ilk 5 ayında turizmde tüm zamanların rekoruna imza attık sektör olarak. 2018 yılının ilk 5 aylık döneminde ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı; geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 31 oranında artışla 11,4 milyona ulaştı. Yabancı ziyaretçi sayısı, Türk turizminin rekor yılı olan 2015 yılının ilk 5 aylık dönemine göre ise yüzde 6’nın üzerinde artış gösterdi.
Ziyaretçi sayısındaki artışın yanı sıra turizm gelirlerinde de önemli oranda yükseliş kaydedilmiş durumda. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’nin turizm geliri ocak, şubat ve mart aylarından oluşan 1. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 31’in üzerinde artarak 4 milyar 425 milyon dolar oldu. Yıl sonu sonunda beklentimiz olan 40 milyon yabancı ziyaretçi sayısı ve 32 milyar dolar turizm gelir hedefini aşacağımızı tahmin ediyorum. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı olarak inanıyorum ki 2018, turizmin altın yılı olarak anılacak.
Zor geçen iki yılın ardından Türk turizminde yaşanan bu harekette neler etkili oldu? Sektör krize yönelik ne tür önlemler alarak bugünlere geldi?
Türk turizm sektörü, son 30 yılda Körfez krizinden kuş gribine, domuz gribi salgınından küresel ekonomik krize kadar, turizme doğrudan etki eden birçok önemli olaydan önemli deneyimler edindi. Ancak kabul etmek gerekir ki son birkaç yıllık dönemde turizm sektörü olarak karşı karşıya kaldığımız hadiseler, sektörü ciddi biçimde zorladı. Devletimizin turizm sektörüne sağladığı teşvik ve destekler, sektörün yeniden toparlanması açısından ciddi katkı sağladı. Uçak katkı payı sistemi ile uçak başına 6 bin dolar teşvik verildi. Tur operatörlerine ve otellere özel krediler düzenlendi. Yaşanan toparlanmada elbette turizm sektörünün tüm aktörlerinin gayret ve çalışmalarının da katkısı bulunuyor. Bu desteklerle 2017’nin başında turizm sektörü yeniden toparlanmaya başladı. 2018’de de tarihin rekorunu kırmaya hazırlanıyoruz.
Döviz kurlarındaki hareket sektörü nasıl etkiledi. Döviz kuru seviyelerinin yurtiçi ve yurtdışı turlara etkisi ne oldu?
Döviz kurlarındaki artış; ülkemize gelen turist açısından pozitif bir durum oluştururken yurtdışına turist gönderen, mesleki tabirle “outgoing” yapan üye acentalarımız açısından bazı zorluklar getiriyor. Bildiğiniz gibi yaratılmaya çalışılan spekülasyonların etkisi ve erken seçim nedeniyle döviz kurlarındaki volatilite oldukça yüksekti. Erken seçimin huzurlu bir şekilde sona ermesiyle birlikte ekonomide istikrar beklentileri yükseldi ve buna bağlı olarak da döviz kurlarındaki volatilite azalma eğilimine girdi. Yeni sistemde, yabancı yatırımcının önünü açacak esnek yasal düzenlemelerin yapılmasıyla beraber döviz kurları daha da düşecektir. Bu durum da önümüzdeki dönemde yurtdışı turlarına olan talebin normal seviyesine dönmesine vesile olacaktır.
Kurlardaki yükselme nedeniyle bu yıl güneyde yerli turistin sayısı ne kadar artar? Toplam yerli turist sayımız ne kadara ulaşır?
TÜRSAB öncülüğünde başlatılan erken rezervasyon kampanyası, vatandaşlarımızda ciddi bir bilinç oluştururken iç pazar potansiyelinin canlanmasını sağlayan temel etkenlerden biri oldu. Bu yıl erken rezervasyon döneminde 7 milyon civarında kişi erken rezervasyon fırsatlarından yararlandı. 2018 yılında iç pazarda paket turlarla toplamda 10 milyonun üzerinde yerli turist hareketi bekliyoruz.
Döviz kuru tatil tercihini değiştiriyor
Bir holdingin kurumsal iletişim biriminde çalışan Zeynep, kurda birkaç saniye içinde meydana gelen dramatik artışı gördükten telefona sarıldı. Booking.com uygulamasından Haziran sonundaki Barcelona tatili için 2018 yılbaşında yaptığı 1.350 Euro’luk otel rezervasyonun 1.300 TL arttığını gördü. Ücretsiz iptal seçeneğini seçtiğine sevindi.
Sakince adım atmalıydı. Ocak ayında ailesiyle birlikte aldığı 3 kişilik Barselona gidiş-dönüş bileti için Türk Hava Yolları’nı aradı. Az bir cezayla bileti değiştirebileceği cevabını aldı. Olsun, zararın neresinden dönülürse kardı. Haritayı açtı, eşi, kızı ve kendisinden oluşan çekirdek ailesi için artık yeni bir tatil noktası belirlemenin zamanı gelmişti.
DAHA UCUZ ÜLKELER TERCİH EDİLİYOR
Mayıs ayının sonunda bu yaşananlar bir film değil, aslında gerçek hayattan bir kesit. Dünyanın birçok gelişmekte olan ülke ekonomisini olumsuz etkileyen döviz kurlarındaki büyük dalgalanma, birçok alandaki maliyetler bir yana son yıllarda yurtdışına çıkmayı keşfeden Türk turistin tatil heveslerini de vuruyor.Artan dolar ve Euro kurunun tam da yaz tatili öncesindeki döneme denk gelmesiyle bazı yerli turistler çok daha önceden yaptıkları tatil planlarını iptal etme yoluna giderlerken, bazıları da tercihlerini daha ucuz ülkelerden yana değiştirmeye başladılar.
Konaklama ve gidilen noktalardaki harcamaların TL cinsinden önemli değer artışına imza atmasıyla eskinin New York, Londra, Milan, Amsterdam, Paris, Barcelona gibi Türk tatilcilerin yoğun olarak gittiği noktaları, yerlerini Sofya, Bakü, Tiran, Tiflis, Üsküp, Lviv gibi daha ulaşılabilir merkezlere bırakıyor.
Tur şirketleri artan döviz kuru karşısında daha az gece konaklamalı ve dövizin önceki limitlerinden sabitlendiği ve indirimli paketleri satışa çıkarttı. Buna rağmen tatilcilerin ilgisini çekmeyi başaramadı. İptallerin daha çok 1.000 Euro’ya kadar olan giriş segmentinde yaşandığına değinen turizmciler, geçen yıllara göre iptallerin önemli sayıya ulaştığını ifade ediyorlar.
Aslında yeni trend dolar ve Euro kullanmayan ülkeler. Ancak buraların uzak noktalar olması pahalı uçak biletini harcamalar listesinin en üstüne taşıyor. Durum böyle olunca 2-3 saatlik uçuş mesafesi yakınımızda yer alan ve hayat pahalılığının gözde destinasyonlara göre düşük olduğu bu noktalar tercih ediliyor.
Çok kısa bir süre kalsa da 2018 yazı ile sonbaharı arasında kalan ve içinde 9 günlük Kurban Bayramı’nı da bulunduran 3 aylık dönemdeki tatil tercihlerinde bu trendler etkili olacak.
‘BİHAFTASONU’ olanlara İDO’dan sürpriz var
11 Haziran-16 Eylül 2018 tarihleri arasında yaz tarifesini uygulamaya koyan İDO, yoğun talebe karşı planlamalarını yapıp, hazırlıklarını tamamladı. Yenikapı-Bandırma ve Yenikapı-Bursa arasında hızlı feribot hatlarında sefer sayısı 12’den 26’ya çıktı. İDO yolculuk deneyimini çok daha renkli ve eğlenceli hale getirecek kampanyalarını “bihaftasonumvar.com“ web sitesinde yaz ayları boyunca sürdürecek.
Yaz ayları ile birlikte yoğun talebe göre seferlerini düzenleyen İDO, özellikle bayram dönemlerinde gidiş ve dönüşlerde yüzde 100 doluluk oranları ile çalışıyor. Genel ortalama ise yüzde 70’lerde. Yaz aylarında sefer sayısını ikiye katlayan İDO, yolcularına ‘bihafasonumvar.com’ web sitesinden de yaz boyunca özel sürprizler sunacak. Turizmde rekorların kırıldığı, seçimler sonrasında yurtiçi seyahatlerin de arttığı günlerde İDO Stratejik Planlama, İş Geliştirme, Satış ve Hat Yönetimi’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semra Erener Özalçın sorularımızı yanıtladı:
En yoğun dönem bayramlarda yaşanıyor. Bu tarihlerde İDO’nun doluluk oranları yüzde kaçlara çıkıyor?
Özellikle bayram dönemlerimizde gidiş ve dönüş tarihlerinde yüzde 100 doluluk oranlarını görüyoruz. Genel ortalamaya bakıldığında yüzde 70 dolulukların üzerinde yolcu-araç taşımacılığı yapmaktayız.
Bayram ve yaz aylarında yoğunluğu karşılamak için neler yapıyorsunuz?
Okulların açılış ve kapanış tarihleri ve yaz mevsiminin yoğunluğu dikkate alınarak düzenlenen 2018 yaz tarifemiz, 11 Haziran 2018 - 16 Eylül 2018tarihleri arasında geçerli. Yaz sezonuna denk gelen Ramazan Bayramı tatili için, 14 Haziran Perşembe - 17 Haziran Pazar tarihleri arasında Ramazan Bayramı Tarifesi uyguladık. Yine 17 Ağustos Cuma - 26 Ağustos Pazar günleri arasındaki Kurban Bayram tatil dönemi yoğunluğunu önceden öngörerek bir planlama yapıp, hazırlıklarımızı tamamladık. Tüm hatlarımızda tatil yoğunluğuna uygun değişikliklere giderek, yaz tarifesinde Yenikapı - Bandırma ve Yenikapı - Bursa (Güzelyalı) hızlı feribot hatlarındaki sefer sayımızı karşılıklı 12’ye, Yenikapı - Yalova hattında sefer sayımızı karşılıklı 26’ya çıkarıyoruz. Yenikapı - Yalova hattında sabah saat 07:45’ten başlayıp gece saat 23:45’e kadar karşılıklı 2 saat aralıklarla seferler gerçekleştireceğiz. Pendik - Yalova hattında yapılan planlama ile 06:00-12:00 ve 14:00-23:00 saatleri arasında saat başı sefer düzenlerken, Cuma – Cumartesi - Pazar günleri saat 13:00’te icra edeceğimiz seferimizin eklenmesiyle sefer sayımızı karşılıklı 36’ya çıkarıyoruz. İDO olarak ayrıca Marmara Denizi’ndeki önemli iç turizm merkezlerinden Armutlu ve Kumla seferlerimizi de artırıyoruz. Kadıköy - Yenikapı - Armutlu Tatil Köyü - Armutlu hattına Kumla güzergâhı eklenerek Cuma ve Cumartesi günleri karşılıklı 8, Pazar günleri ise karşılıklı 6’şar sefer gerçekleştireceğiz. İDO‘nun tüm hatlarında tatil yoğunluğuna uygun değişikliklere gittiğimiz gibi yaz tarifesinde, Kadıköy - Yenikapı - Bursa deniz otobüsü hattında günlük sefer sayımızı karşılıklı 14’e çıkarıyoruz.
Yolcularınıza yönelik bu yaz farklı özel bir uygulamanız olacak mı?
Misafirlerimizin İDO’da yaşadıkları seyahat deneyimlerini çok önemsiyoruz. Bu deneyimleri daha da pozitif hale getirmek için onlara çeşitli sürprizlerimiz olacak. Misafirlerimizin yakın rotalarda kolayca ulaşılabilecek yerleri, yeme içme, kültür sanat ve yaşam aktivitelerinden faydalanabilecekleri şekilde özel fırsatların neler olabileceğini araştırıp kampanyalar eşliğinde kendilerine farklı fırsatlar sunuyoruz. İDO olarak hem dış, hem de iç hatlarda seyahat eden misafirlerimize özel oluşturulan indirim kodları sayesinde yolculuk deneyimini çok daha renkli ve eğlenceli hale getirecek kampanyaları “bihaftasonumvar.com“ web sitemizde yaz ayları boyunca sürdüreceğiz. Aileleri ile seyahat eden çocuk misafirlerimize özel boyama kitabı ve boya setleri hediye edeceğiz. Yine İDO’yu tercih eden misafirlerimize market alışverişlerinde indirim sağlayacak hediye çekleri dağıtımı, ilave olarak araçlarıyla seyahat eden misafirlerimiz için anlaşmalı akaryakıt firmaları tarafından promosyonel ürün dağıtımları yapılmasını planlıyoruz.
Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İDO’nun gelirlerini nasıl etkiledi?
Buna karşılık İDO’nun tutumu ne oldu?
Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü gibi hayata geçen büyük projelerle rekabet, gelirlerimizdeki seyri her zaman alıştığımız yükselişin aksine elbette olumsuz etkiledi. Osmangazi Köprüsü’nün ihale sürecinde belirlenen fiyat (otomobiller için 42 USD), açılmasıyla birlikte önce 88.75 TL’ye (o günkü kurla yaklaşık 25 USD’ye), sonrasında ise 1 Ocak 2017’de yapılan indirimle 65 TL’ye kadar (yaklaşık 18 USD’ye) çekilmişti, 2018 yılbaşı ile birlikte de bu rakam 71,75 TL olmuştu. Ek olarak ağır vasıtaların Sirkeci-Harem hattını kullanmasının yasaklanması ve yalnızca Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanma zorunluluğu bizi zor durumda bıraktı. Tüm bu gelişmeler karşısında İDO olarak 2017 yılı içinde de yeniden yapılanma, sefer optimizasyonları, bakım-onarım işlemlerinin efektif şekilde yapılması gibi maliyet azaltıcı önlemlerin yanında pazardaki rekabet ortamına uyum ve gelir artışı sağlayacak adımlar da attık. Bu adımlardan en önemlilerine örnek olarak Osman Gazi Köprüsü’nün açılmasıyla birlikte uygulamaya koyduğumuz, açık büfe ikram, çocuk oyun alanları, sürpriz etkinlikler, çocuklara yönelik boyama kitabı dağıtılması ve çeşitli markalarla işbirliği içinde düzenlediğimiz yakıt kampanyalarının yanı sıra otomobil sınıfı araç ücretlerinde temassız geçişler için araç ücretlerinde yapılan indirim kampanyasını sıralayabiliriz. 1 Ocak 2017 tarihinde bu hattaki araç ücretlerini tek yönde 45 TL, gidiş-dönüşte 80 TL’ye indirip; hemen akabinde 1 Mart 2017 tarihinde Pendik-Yalova hattında araç fiyatımızı 39 TL ve araç içi yolcu ücretini sadece 1 TL olarak belirledik. Bu önlemler İDO olarak rekabetçi uygulamalarımızdır. 2018 yılında köprü ve otoyollara yeni yılla birlikte gelen zamlar sonrası, Eskihisar-Topçular otomobil tipi araç ücretlerini tek yönde 55 TL, gidiş-dönüş 100 TL olarak yeniden düzenledik. Pendik-Yalova hattında araç fiyatımızı da 55 TL ve araç içi yolcu ücretini sadece 1 TL olarak belirledik.