Sanatta yeni dönem trendi online müzayede pazarı, 2025’te hacimsel olarak 2.4 milyar dolara ulaşacak.
BILGISAYAR ALGORITMALARI, bilim ve sağlık alanının yanı sıra sanat dünyasını da sarıp sarmalıyor. Sanat eserleri yapay zeka programıyla yaratılıp, satışa çıkmaya başladı. 2018 yılında New York’taki Christie’s müzayede evinde bir yapay zeka programı tarafından yaratılan “Edmond Belamy’nin Portresi” adlı eser açık artırma ile 432 bin dolara satıldı.
Özellikle yeni nesil koleksiyoncuların dijital eserlere olan ilgisi pazarı daha da büyütmeye odaklı. Ülkelerin sanat alanında öne çıkarak, kültürel ve entelektüel düzeyde dünyada söz sahibi olmaya çalıştıklarını söyleyen uzmanlar, Blockchain teknolojisini sanat dünyasında geleceğin trendlerinden biri olarak görüyorlar.
Öte yandan internette sanat platformları artıyor, varolanlar büyüyor ve internet üzerinden sanat satışı yıldan yıla yükseliyor. Sanat alışverişinin sanal dünyaya taşınmaya başlamasının tek nedeni insanların gidip gelmeye üşenmesi ya da vakit kaybetme korkusu değil. Sanatseverler resim ve heykel alırken de geri iade koşullarına önem veriyor, geri iadenin kolay olduğu internet satış platformları daha çok ilgi görüyor. Üstelik alıcılar sadece birkaç galeriyle ya da bir şehirle sınırlı kalıp oradaki işler arasından seçim yapmak yerine internetten hızlıca aradıklarını bulabiliyorlar.
2025’TE SANAL SANAT PİYASASI BÜYÜYECEK
Hexa’nın yaptığı 2020 Sanat Araştırması’na göre, internet kullanımının artışıyla birlikte sanal resim ve heykel piyasasında gözle görülür bir büyüme söz konusu. 2025’te sadece ABD’deki sanal sanat piyasası hacminin 2.4 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Bu tahminin arkasında hem doların yabancı para birimlerine karşı değer kazanması sonucu ülke dışındaki sanat pazarlarına artan talep hem de online müzayedeler, açık raporlama ve şeffaflık sayesinde alıcılarda oluşan güven ortamı yatıyor.
Sanal sanat piyasasını domine eden resim segmentinin bu konumunu uzun süre koruyacağı tahmin ediliyor. Rekor kıran müzayedeler ve resme olan ilginin çoğalarak artması bu projeksiyonu destekliyor. En çok sanat satışı fuarlarda ya da online müzayedelerde gerçekleşiyor. Online müzayedeler, hem eserlerin zahmetsizce bir araya getirilmesini hem de çok daha fazla alıcıya ulaşmasına olanak sağlıyor.
Canlı müzayedelerin yanı sıra sanat fuarları, galeriler ve müzelerin de aylar boyunca kapalı kalması, sanata ulaşımı online erişimle kısıtladı. Pandemi, devam etmekte olan bir süreci geri dönüşü olmayacak bir şekilde hızlandırdı. Pandemi döneminde özel satışlardan gerek çağdaş, gerekse empresyonist ve modern sanatta 20 milyon dolar üzerinde satış gerçekleşti. İslam Eserleri’nde de iki ay erteleme sonrasında canlı olarak Londra’da gerçekleşen müzayede, son 10 senenin rekorunu kırarak 13 milyon sterlinin üzerinde satış yaptı; buna bugüne kadar satılan en değerli Kur’an (7 milyon sterlin) ve Türkiye’ye gelişiyle dikkatleri çeken Bellini Atölyesi’nden çıkma, Fatih Sultan Mehmet’in ilk üç portresinden biri de dahil.
İslam Eserleri Müzayedesi, bu dönemin en çok konuşulan müzayedelerinden biri oldu. Londra’da pandemi sonrasında yapılan ilk canlı satış olması nedeniyle tüm gözler Nisan ayının başında kataloğu çıkmış olmasına rağmen ertelenen bu müzayededeydi. 13 milyon 361 bin sterlin ve yüzde 94 gibi ulaşılması zor bir satış oranıyla son senelerin piyasa performansının çok üzerine çıktı. Timur ya da Akkoyunlu dönemi, 15. yüzyıldan kalma Kur’an, beklentileri alt üst ederek 600 bin sterlin fiyatından çıkıp uluslararası pek çok koleksiyonerin katılımıyla neredeyse 12 katına satıldı. Fatih Sultan Mehmet’in portresi, yakın geçmişte Klasik Ustalar Müzayedesi’nde, 600 bin sterline alıcı bulamamasına rağmen, 25 Haziran’da pek çok ilgilinin rekabetiyle 935 bin 250 sterline İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ülke milli hazinesine kazandırıldı.
Pandemi ve çevrimiçi satışlar
• David Zwirner, Basel Çevrimiçi’de 15 Rooms (15 Oda) konseptiyle 15 sanatçısını sunduğu Basel Online’da Jeff Koons’un Balloon Venus Lespugue (Red) (2013–19) heykelini 8 milyon dolara sattı. Zwirner’in “odalarında” Josef Albers, Joan Mitchell ve çağdaşlardan Kerry James Marshall, Josh Smith gibi yıldız sanatçıların toplam 28 milyon dolarlık işleri çevrimiçi satışa sunuldu.
• Zwirner’in ana rakiplerinden diğer bir mega-galeri Gagosian, Cecily Brown’un Figures in a Landscape 1 (2001) resmini yine çevrimiçi platformunda 5.5 milyon dolara sattı. Bu işle beraber, Gagosian çevrimiçi platformundan satış rakamı 14 milyon dolara varan toplam 40 iş satmış oldu.
• Sotheby’s 22 Nisan’da Londra’da açık artırmada 6.4 milyon dolarlık satış yaparak en büyük çevrimiçi satışını gerçekleştirdi. George Condo’nun Antipodal Reunion (2005) eseri, tam olarak 1.035.000 sterline satıldı. Picasso’nun The Bathers eserinin 987 bin dolara satıldığı müzayedede, bir Türk müjdesi de verelim: Fahrelnissa Zeid’in Lunar Chiaroscuro eseri, tahmin edilen fiyatını aşıp 313 bin dolara satılarak Sotheby’s’de ilk çıkışını yaptı.
• Sanat piyasasını canlandıran en büyük alımlardan biri trilyoner Ken Griffin’den geldi. Griffin, Jean-Michel Basquiat’nın 1982 tarihli Boy and Dog in a Johnnypump eserini tam 100 milyon dolara aldı. Sanat yayınları, Griffin’in servetini ve koleksiyonerini bilenler için bunun bir sürpriz olmadığını yazdı.
• Sotheby’s 29 Haziran 2020 akşamı gerçekleştirdiği global çevrimiçi müzayedede 363.2 milyon dolarlık modern ve çağdaş sanat eseri sattı.
SANAT DÜNYASI İÇİN ONLINE PLATFORMLAR
Sanat dünyasında online’ın yeri sağlam. 2020’de galerilerin yüzde 46’sı internet sitelerini yeniden tasarladı, yüzde 21’i ise bir sosyal medya uzmanı ile çalışmaya başladı. Sosyal medya platformları ile galerilerin ilişkileri her geçen gün büyüyor. Facebook ve Instagram önceden basit bir ağ olarak görülse de ücretli reklam yerleştirmeleri ve interaktif fotoğraf ve video özellikleriyle artık birer pazarlama ve satış aracı olarak görülüyor. Bu yıl galerilerin yüzde 54’ü Insagram Stories’i ve Facebook’u deneyimlerken, yüzde 47’si koleksiyonerlerle sosyal medya aracılığıyla iletişimde bulundu. Online; bir popülarite kazanmış olabilir, fakat bu geleneksel yöntemleri tamamen alt ettiği anlamına gelmiyor. Galerilerin yüzde 44’ü 2019’da şahsen görüşmelerin pazarlama kanalı olarak oldukça yardımcı olduğunu belirtiyor. Yine, galerilerin yüzde 40’ı eserlerin satışlarında galeri ziyaretlerinin en büyük kaynak olduğunu dile getiriyor. Ayrıca galeriler bir reklam mecrası olarak hâlâ basılı yayınları kullanıyor. 2019 yılında galerilerin yüzde 55’i bu yolu tercih etti. Galerilerin online platformları seçerken temel aldığı değerlendirmelerden ilki ve en önemlisi seyirci ve/veya kullanıcı büyüklüğü. İkinci sırada ise görsel estetik yer alıyor. Araştırma sonuçlarına göre 2019’da online platformları kullanan galerilerin yüzde 27’si eser fiyatlarını halka açık olarak listeledi. Yüzde 16’sı ise fiyat bilgilerini Facebook ve Instagram üzerinden paylaştı.
Bu şeffaflık, online listelemede vergilerin ve diğer tutarların dâhil edilip edilemeyeceği, göndericilerle yapılması gereken gerekli görüşmeler gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Araştırma sonuçlarına göre online platforma sahip galerilerin, herhangi bir online kanalı olmayan galerilere göre daha çok satış elde ettiği ortaya çıkıyor. Önceki yıllara göre online satışlarda artış gözlemlendiğinde galerilerin online mevcudiyetlerine yeniden odaklanacakları düşünülüyor. Galerilerin yüzde 31’i online platformlara katılmanın bedelinin oldukça büyük olduğunu dile getirirken aynı zamanda artan kiraların, onları online platformlara daha çok yönelttiğini belirtiyor. Bu yıl, galerilerin sadece yüzde 14’ü etkili pazarlama kanalı olarak fuarlara katıldı. Bu demek oluyor ki, online sanat dünyasının erişilebilirliği, iletişim ve yeni koleksiyonerlere ulaşmak açısından oldukça etkili. Galerilerin online ile buluşmasından sonra gelecek yıl için yapmaları gereken özgün bir marka kimliği oluşturabilmek. Diğer galerilerden kendilerine ayırabilmeleri ve yeni koleksiyonerlerle buluşabilmeleri için bu oldukça gerekli.