Anasayfa / Analiz / TÜRKİYE'DE MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE YENİ ATILIMLAR

Analiz

  • 356

TÜRKİYE'DE MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE YENİ ATILIMLAR

image

Türkiye üzerinde bulunduğu toprakların jeolojik ve tektonik yapısı sayesinde çok çeşitli maden yataklarına sahip... Dünyada yaklaşık 90 çeşit madenin üretimi yapılırken Türkiye'de bu rakamın 70 üzerinde olduğu gözlemleniyor. Sektör hem yerli hem de yabancı yatırımcıyı cezbederken özellikle son dönemde hükümetin planlamalarıyla beraber yeniden bir atılım yapması bekleniyor.

Mineral çeşitliliği bakımından dünyada zengin ülkeler arasında bulunan Türkiye’de 70’in üzerinde mineralin üretimi yapılıyor. Türkiye’nin maden kaynakları arasında en fazla öne çıkan ise bilindiği üzere bor madeni… ABD Jeolojik Araştırma Kurumu verilerine göre; dünyada en büyük perlit ve grafit rezervleri Türkiye’de bulunuyor. Barit rezervi dünyada ikinci sırada, trona rezervi üçüncü, manyezit ve krom rezervleri ise dördüncü sırada yer alıyor. Bunların dışında; diyatomit, feldspat, mika, molibden, mermer ve doğal taş, pomza, feldspat, bentonit, toryum, vermikülit, zeolit ve sepiyolit rezervleri ise dünyada sayılı rezervler arasında yerini koruyor. Yine aynı kaynağa göre, Türkiye 2016 yılında; bor, pomza ve feldspat üretiminde birinci, trona ve manyezit üretiminde ikinci, krom, perlit ve bentonit üretiminde üçüncü, grafit, kum-çakıl ve alçıtaşı üretiminde dördüncü, zeolit ve mika üretiminde beşinci, kaolen üretiminde altıncı, antimuan ve barit üretiminde ise yedinci sırada yer alır. Kil, molibden, tuz, mermer ve linyit üretimleri de dünya ölçeğinde… Türkiye madencilik sektörü 1990’lı yılların sonlarına kadar yüzde 90’lara varan oranda kamunun faaliyet gösterdiği bir alan oldu. Bununla beraber, özellikle yeni yüzyılla birlikte ve oldukça kısa sayılabilecek bir zaman diliminde bu defa yüzde 90’lar düzeyinde özel sektörün faaliyet gösterdiği bir yapıya dönüştü. Günümüzde, kamu, bor madenleri ve bir ölçüde kömür dışında kalan diğer tüm madenlerden çekildi. Türkiye açısından büyük bir önem taşıyan ancak farklı göstergeler nedeniyle yeterince verim alınamayan sektör, yeni dönemde kamunun gündemine girdi. Sektörün cezbedici taraflarını keşfetmeyi ve yatırımcılara göstermeyi amaçlayan bu yeni çalışmalar bizzat Enerji Bakanı Berat Albayrak tarafından dile getirildi. Albayrak, Milli Enerji ve Maden Politikası olarak tanımladığı bu yeni politikada Türkiye’nin enerji sektöründe büyük bir atılım yakalamasını hedeflediğini söylüyor. Bu yeni politika madencilik sektörüyle ilgili de çok önemli planlamalar içerisinde… Özellikle Maden Tetkik Arama (MTA) konusunda önemli adımlar atılacağını söyleyen Albayrak bu konuda şunları ifade etti: “2002 yılında, yılda 32 bin metre sondaj yapan bir MTA vardı. Bugün ise bu rakamı 300 bin metreye çıkardık. Ancak bizim vizyonumuzda büyük ve güçlü Türkiye için bu da yetmez. 2017 hedefi için ise 1 milyon metre hedefi koyduk. Bütün süreci başlattık, inşallah bitireceğiz. Dahası takip eden iki yıl içerisinde 2 milyon ve 3 milyona çıkarılması için gerekli çalışmaları yaptık. Kıta Avrupa’sının 30-40 yıl önce topraklarını tamamıyla keşfettiği bir ortamda biz bugün yüzde 30’lardayız. Hedef 2020’lerin Türkiye’sinde bunu tamamıyla bitirmek. Arama faaliyetleri ile ortaya koyduğunuzda bugün sahip olduğunuzu düşündüğünüz kaynaklardan çok daha büyük rezervlere kavuşacaksınız. Çok büyük bir potansiyel var. Kamu ve özel sektörle birlikte madencilikte çok ileri bir noktada olan Kanada ve Avustralya’ya erişmek için 6 milyon metre hedefini kısa sürede hayata geçireceğiz. Madencilik Türkiye’yi katma değer noktasında çok ileri taşıyacak.” Türkiye için stratejik arz güvenliği konusunda somut adımlar attıklarını belirten Albayrak, “Türkiye’de yeni bir süreci başlatıyoruz. Bu ay itibarı ile faaliyete başlayan Oruç Reis adlı sismik arama gemimizle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak denizleri çok aktif kullanarak, bir gemimiz Akdeniz’de, bir gemimiz Karadeniz’de sadece iki boyutlu değil üç boyutlu sismik aramayla hiç durmadan aramalarını yapacak. Tarihimizde ilk defa bu yıl yeni alımını gerçekleştireceğimiz arama sondaj gemisiyle de her yıl Karadeniz’de iki, Akdeniz’de iki olmak üzere denizlerimizde aktif sondaj faaliyetlerinde bulunacağız. Bütçesi, planlaması, her şey hazır. Ne kadar ararsanız o kadar bulursunuz. Artık bölgemizde deniz sondajında da çok daha aktif olacağız.” Madencilik sektörü yeni dönemde pek çok gelişmeyi beraberinde getirecek gibi görünüyor. Tüm bu konularda değerlendirmeleri Türkiye Kömür İşletmeleri Planlama Müdürü ve Stratejik Planlama Koordinatörü ve Enerji Günlüğü yazarı Dr. Nejat Tamzok’a sorduk ve Türkiye maden sektörünün yeni dönemini masaya yatırdık. 

MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE ÖNEMLİ BİR İŞBİRLİĞİ Akfen Holding geçtiğimiz yıl önemli bir yatırıma imza atarak Acacia Maden İşletmeleri’ne ortak oldu. Acacia Maden İşletmeleri, Kastamonu Hanönü İlçesi sınırlarında Gökırmak Bakır Projesi’ni inşa ediyor. Bu yatırımda birlikte hareket edecek olan şirketler yatırımın hızlandırılması ve bir an önce Türkiye ekonomisine kazandırılmasını hedefliyor. Ayrıca bu ortaklık sonrasında Acacia Maden’e ait başka ruhsatlı sahalarda daha etkili arama faaliyetleri de yapılabilecek, kaynaklar artırılacak. Proje hakkında detaylı bilgi veren Acacia Maden İşletmeleri CEO’su Zeki Sayılır konu hakkında şunları söyledi: “Gökırmak Bakır Projemiz 11 yıl içinde toplam 22 milyon ton Bakır cevherini açık ocak madencilik yönetimi ile çıkararak, yine Hanönü ilçesinde kurmakta olduğumuz cevher zenginleştirme tesislerinde işleyeceğiz. Ocak başı cevherimizde ortalama %1.5 bakır ihtiva etmekte ve zenginleştirme sonrası bu oran %22 ye çıkarılacaktır. Ürettiğimiz zenginleştirilmiş bakır konsantresinin bir bölümünü Samsun’da Kurulu bakır izabe tesislerinde değerlendirmeyi bir bölümünü de yurtdışına ihraç etmeyi planlıyoruz. İhraç edilecek konsantremizi kamyonlarla 225 km mesafedeki Samsun limanına taşıyacak ve buradan gemilerle yurtdışına sevk etmeyi planlıyoruz. Toplam yatırım bedeli yaklaşık 900 milyon TL olup, 11 yıllık maden ömrü boyunca toplam 600 kişiye doğrudan iş imkânı sağlanacak, dolaylı olarak ta yaklaşık 200 kişiye iş sağlamış olacağız. Maden ve zenginleştirme fabrikası inşaatı aşamasında ise çalışacakların sayısı 1000 kişinin üzerinde olacaktır. Ülke ve Kastamonu ekonomisine yapacağımız doğrudan maaş, vergi ve devlet hakkı katkısı yaklaşık 1 milyar TL seviyesinde olacaktır. Ayrıca 11 yıllık maden ömrü boyunca yapacağımız dış ticaretten yaklaşık 6,7 milyar TL (1.8 Milyar dolar) döviz girdisi sağlanacaktır. Bu vesileyle ülkemizin dış ticaret açığını azaltmakta önemli bir katkı sağlanacaktır.”