Türkiye, 2014 yılında Ortadoğu'daki siyasi istikrarsızlık ve Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan gerileme rağmen birleşme ve satın almalar açısından başarılı bir yılı geride bıraktı. Şirket birlesme ve satın alma islemleri; küresel ekonomik kriz ile birlikte büyük bir darbe almıs, Türkiye, birlesme ve satın alma açısından 2011 yılında, 2009 yılından sonra son 6 yılın en düsük rakamlarını kaydetmisti. 2012 yılında adet ve islem hacmi bazında rekor kırılırken 2013 yılında da islem adedi bazında yeni rekorlara imza atılmıstı… Bu ortamda 2014 yılı için de çok büyük bir degisim beklenmiyordu. Fakat mevcut kosullar düsünüldügünde gelen sonuçlar oldukça olumlu oldu. 2014’te 318 adet birlesme ve satın alma islemine imza atılırken islem hacminde önemli bir artıs kaydedildi. Ernst & Young (EY) tarafından yayınlanan “Birlesme ve Satın Alma Islemleri 2014” raporu da bu sonuçları dogruluyor. Rapora göre; Türkiye’de degeri açıklanan 130 adet birlesme ve satın alma islemi bulunuyor. Bu islemlerin toplam degeri ise 17,7 milyar dolar olarak hesaplanıyor. En çok dikkat çeken nokta ise milyar doları asan dört islem gerçeklesmesi ve bu dört islemin toplam degerinin tüm birlesme ve satın almaların yüzde 51’ini olusturuyor olması. 100 milyon doların üzerinde olan islemler ise toplam birlesme ve satıs isleminin yüzde 21’ini olusturuyor. Bu rakamlar, birlesme ve satın almalarda KOBI’lere yönelik ilginin 2014’te de hız kesmeden devam ettigini gösteriyor. Ernst & Young tarafından hazırlanan raporda, degeri açıklanmayan birlesme ve satın alma islemleri ile birlikte 2014’teki toplam islem hacminin 22 milyar doları buldugu öngörülüyor. YERLILER AGIRLIKTA, YABANCI ILGISI DEVAM EDIYOR Birlesme ve satın almalarda islem hacmi bazında yerli yatırımcıların yüzde 74 pay aldıgı görülüyor. 2013’teki yerli yatırımcı agırlıgı, 2014’te de degismezken; bölgesel sorunlar ve yıl içinde yapılan iki seçime ragmen yabancı yatırımcı talebinin önceki yıla yakın olması, Türkiye’ye olan ilginin hala güçlü oldugunu gösteriyor. Yerli yatırımcıların 2014’te gerçeklestirdigi birlesme ve satın almaların tutarı 13,1 milyar doları bulurken, yabancı yatırımcıların 4,6 milyar dolarlık islem gerçeklestigi görülüyor. Yerli yatırımcılar 199 adet birlesme satın alma islemine imza atarken; yabancı yatırımcıların gerçeklestirdigi birlesme ve satın almaların sayısı 119 adet ile sınırlı kaldıgı gözleniyor. Yabancı yatırımcıların gerçeklestirdigi adet bazında islemlerde ilk sıraları ABD, Ingiltere ve Japonya alırken, AB ülkelerinden yatırımcıların yogunlukta oldugu görülüyor. Islem hacmi bazında da ABD’li yatırımcıların ilk sırada yer aldıgı listede, adet bazında önemli rakamlara sahip olan AB ülkelerinin islem hacminde etkili olmadıgı, Çin, Malezya ve Singapur gibi ülkelerin çok daha büyük rakamlara ulastıgı gözlemleniyor. Yabancı yatırımcıların ortalama yatırım miktarı 2013’te 123 milyar dolar iken; bu rakam 2014’te 150 milyon dolara yükselmis görünüyor. Ancak, bu miktarı yükselten iki büyük islem çıkarıldıgında rakamlar, ortalama 64 milyar dolara kadar geriliyor. Bu açıdan bakıldıgında 2014 yılında yabancı yatırımcıların birlesme ve satın alımlarda bir önceki yıla benzer bir egilim gösterdigini söylemek daha anlamlı olacaktır. ÇOGUNLUK STRATEJIK YATIRIMCILARDA Son yıllarda en çok dikkat çeken gelismelerden bir tanesi de özel sermaye fonlarının birlesme ve satın almalardaki etkinliginin azalmasıydı. 2014 yılı sonuçları da benzer egilimlerin devam ettigini gösteriyor. Sermaye fonlarının Türkiye’de yaptıgı birlesme ve satıs islemlerinin adet bazında oranı yüzde 14 olurken, bu islemlerin miktarı da 343 milyon dolar olarak gerçeklesti. Bu islemin de yüzde 73’ü tek bir satın almadan kaynaklanıyor. Islem hacminin yüzde 98’ini gerçeklestiren stratejik yatırımcılar son birkaç yılda oldugu gibi 2014’te de agırlıklarını sürdürdü. Ernst & Young tarafından hazırlanan raporda; 2014 yılında yapılan birlesme ve satın alma görüsmelerinin yüzde 77’sinin stratejik yatırımcılarla gerçeklestirildiginin belirtiliyor olması trendin hangi yönde gelistigini net bir sekilde ortaya koyuyor. HACIMDE ENERJI, ADETTE BILISIM Birlesme ve satın almalarda zirvede yer alan sektörler son yıllarda çok fazla degismiyor. 2014’te de adet bazında bilisim; islem hacmi bazında da enerji sektörünün bir önceki yıl oldugu gibi zirvede yer aldıgı görülüyor. 2013’te 36 islem ve 6 milyar dolar hacme sahip olan enerji sektörü birlesme ve satın alma islemeleri, 2014’te 38 islem ve 4,9 milyar dolarlık bir hacme ulastı. Ernst & Young tarafından hazırlanan raporda enerji sektörünün 2015 yılında; elektrik üretim varlıkları özellestirme ihaleleri, özel sektör islemleri, özellestirmesi tamamlanan elektrik üretim varlıklarında yeni ortaklıklar ve yapılanma islemleri ile dikkat çekecegi, bunun da birlesme ve satın almaları güçlendirecegi belirtiliyor. 2014’te birlesme ve satın almalar açısından dikkat çeken bir diger sektör ise ulastırma oldu. Sektörde 13 islem ile 3,9 milyar dolar islem hacmi gerçeklesti. Büyük hacimli isletmehakkı devirlerinin islem hacmini yukarı çektigi sektörde, yabancıların hacim bazında, yerlilerin ise adet olarak öne çıktıgı görülüyor. 2013’te islem hacmi bakımından 1,7 milyar dolar ile üçüncü sırada yer alan finansal hizmetler sektörü, 2014’te islem hacmini 2,8 milyar dolara çıkarmayı basarmıs gözüküyor. 2014’te 27 birlesme ve satın alma isleminin gerçeklestirildigi sektörde, en büyük islem Garanti Bankası’nın yüzde 14,9 hissesinin BBVA tarafından 2,5 milyar dolar bedelle satın alınması oldu. Islem hacmi açısından ilk 10 sırada bile yer almamasına ragmen 58 islem ile adet bazında ilk sırada yer alan bilisim sektöründe, birlesme ve satın almalar özellikle KOBI ölçeginde sirketlere odaklanmıs görünüyor. EN BÜYÜK SORUN FIYAT Birlesme ve satın alma islemlerinin süresine bakıldıgında islemlerin agırlıklı olarak 6 ila 12 ay içerisinde (%62) gerçeklestigi görülüyor. 2014 yılı için Ernst & Young tarafından yapılan ankette görüsmelerin 12 ile 18 ay arasında sonuçlandıgı yönünde bir görüs belirtilmemis olması ve 6 aydan kısa zaman dilimini isaretleyenlerin de önceki yıla kıyasla azalmıs olması en çok dikkat çeken nokta olarak öne çıkıyor. Bu durum, önceki yılla kıyaslandıgında, ortalama islem süresinin genel olarak arttıgı anlamına geliyor. Türkiye’de birlesme ve satın almaların gerçeklesmemesinde bir numaralı gündem maddesi önceki yıllarda oldugu gibi 2014’te de ‘fiyat’ oldu. Ernst & Young tarafından yapılan ankete katılanların yüzde 55’i, birlesme ve satın alma görüsmelerinin sonuçlanmamasının en büyük sebebinin ‘fiyat’ konusundaki anlasmazlıklar oldugunu belirtiyor. Diger önemli sorunlar ise kurumsal kültür (%20), stratejik uyum (%10), mevzuat ve alınması gereken izinler (%10) olarak sıralanıyor. Birlesme ve satın alma islemlerini en çok etkileyen faktörler ise siyasi istikrar (%25), uluslararası piyasalardaki gelismeler (%23), büyüme beklentileri (%19) ve bölgesel siyasi gelismeler (%15) olarak sıralanıyor. Ekonomik konjonktür (%11), faiz oranları ve kur (%5) gibi gelismeler ise çok daha az önem arz ediyor. 2015’TE NE OLACAK? Küresel ölçekte birlesme ve satın almalarda olumlu trend devam etmesine ragmen özellikle AB ekonomisinin bir türlü düzelmeye baslamaması, Avrupa ile yakın ticari iliskileri bulunan Türkiye’yi de etkilemeye devam edecek gibi görünüyor. Ernst & Young’ın yaptıgı anket de bu bilgileri dogrular nitelikte. Anket katılımcılarının yüzde 34’ü, 2015 yılında 16–20 milyar dolar civarında bir islem hacmi gerçeklesecegini öngörürken, yüzde 25’i 21-25 milyar dolar, yüzde 19’u da 6-10 milyar dolar arası bir islem hacminin gerçeklesmesi bekliyor. Toplamda katılımcıların yüzde 59’unun 15 milyar dolar üzerinde bir islem hacmi gerçeklestirmesini öngördügünü ve bunun da önceki yıl ortaya konan beklentilerle benzer oldugunu görüyoruz. YATIRIMCILAR BEKLE-GÖR MODUNDA 2015, yatırımcıların bekle-gör modunda bir yatırım anlayısı ile hareket edecegi bir yıl olacaga benziyor. Fed’in faiz artırımının zamanlaması, Avrupa Merkez Bankası’nın gerçeklestirdigi parasal genislemenin olası sonuçları ve Euro Bölgesi’ndeki gelismelere yönelik belirsizlikler birlesme ve satın almaları etkileyecek gelismeler olarak sıralanabilir. Ernst & Young’un yaptıgı ankette de katılımcıların yüzde 70 gibi yüksek bir oranda 2015 yılında Türkiye’deki yatırım ortamının duragan olacagını öngördügünü görüyoruz. GÖZLER AB VE FED’I TAKIP EDECEK Katılımcıların yüzde 57’si AB’deki olası toparlanmanın Türkiye’ye etkisinin sınırlı olacagını belirtirken, bunun yüksek bir etkisi olacagını belirtenlerin oranı yüzde 23 ile sınırlı kalıyor. Etkinin düsük olacagını belirten katılımcıların oranı ise yüzde 20. Katılımcıların büyük bir çogunlugu (%61) Fed’in faiz artırımı sürecinin Türkiye’de sınırlı bir etkiye sahip olacagını öngörüyor. Etkinin yüksek olacagını söyleyenlerin oranı yüzde 33 iken, buna karsın etkinin düsük olacagına belirtenlerin oranı yüzde 60. Rakamlar, Fed’in faiz artırımı sürecinin Türkiye’yi kesinlikle etkileyecegini ama bu etkinin sınırlı olabilecegini gösteriyor.