Dünyanın belli başlı markalaşmış metropolleri arasında yer alan İstanbul'un, marka değerini yükseltmesi için denizyolu ulaşımından daha çok yararlanması gerekiyor. İstanbul ulaşımının omurgasını karayolu taşımacılığı oluştururken alınan hızlı feribotlar ve açılan yeni hatlar ile denizyolu taşımacılığı da şehiriçi ulaşımda yükselen ivmesini sürdürüyor. Son dönemde vapur taşımacılığının yüzdesel payı demiryolu taşımacılığına kaysa da İstanbul denizyolu ulaşımını vapurlar, deniz otobüsleri, motorlar ve yakın bir zamanda faaliyetlerine başlayan deniz taksi içeriyor. İstanbul’da özellikle son yıllarda birçok yeraltı ve deniz ulaşım sistemi hizmete alınırken deniz ulaşımında potansiyellerin de geliştirilmesi gerekiyor. Bu noktada farklı ulaşım biçimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve bir deniz şehri olan İstanbul’un deniz ulaşımında şehrin toplam ulaşımındaki payının daha da yukarı çekilmesi gerekiyor. ULAŞIMDA SÜREKLİ DEĞİŞİM YAŞANIYOR Marmara kıyısı, Adalar ve Boğaz hattı boyunca denizle çevrili bir şehir olduğu düşünüldüğünde, İstanbul’un bu potansiyelini yeterince değerlendirilemediği gerçeği ortaya çıkıyor. Burada en önemli konulardan biri, farklı ulaşım seçeneklerinin birbirini bütünleyecek şekilde geliştirilmesi. İDO Genel Müdür Vekili Ufuk Tuğcu’ya göre ulaşım ve seyahat dünyası, denizde olsun, karada ya da havada olsun, yeni yolların şekillenmesi, modern alternatiflerin belirmesiyle sürekli değişim yaşıyor. Ortaya çıkan alternatifler, diğerini de etkilediğinden, farklı ulaşım seçeneklerinin birbiriyle entegrasyon sağladığı bir yapıya kavuşuyor. Son yıllarda bu değişimden olumlu anlamda etkilenen bölgelerin başında Yenikapı geliyor. Özellikle Marmaray ve Metro’nun da açılmasıyla birlikte, Yenikapı’nın bir cazibe merkezi olarak konumu daha da güçlendi ve güçlenmeye de devam ediyor. Şehir içinde yeni oluşturulan aktarma merkezleri ile birlikte şehiriçi ulaşım içinde denizyolunun payı giderek artıyor. Kentin doğu-batı aksında ulaşımını sağlayan Bostancı-Bakırköy deniz otobüsü hattı deniz otobüsü taşımacılığının İDO’nun 2013 verilerine göre firma toplam 50 milyon 527 bin 752 yolcu ve 7 milyon 852 bin 86 araç taşıdı. İstanbul’un ünlü vapurlarını işleten Şehir Hatları İşletmeleri ise, 2012 yılında 16 hatta, 30 vapur ve 16 yolcu motoru ile toplam 50 milyon 217 bin 951 yolcu taşıdı. DENİZ İLE DEMİRYOLU ULAŞIMI ENTEGRE EDİLİYOR Dört bir yanı denizlerle çevrili bir şehir olan İstanbul’un artan demiryolu ulaşım ağı ile denizyolu ulaşım araçlarının entegre edilerek transfer merkezleri yaratılması da ulaşımı rahatlatmak adına büyük önem taşıyor. Buna en iyi örnek verilebilecek projelerden biri olarak ise Taksim-Kabataş Füniküleri gösterilebilir. Kadıköy- Kartal Metrosu ve Anadolu Yakası genelinden gelen yolcu trafiği Kabataş üzerinden Avrupa Yakası’na aktarılarak köprü ve metrobüsteki yoğunluk azaltılabiliyor. Füniküler üzerinden Kadıköy ve Üsküdar’dan gelen yolcular Yenikapı- Hacıosman Metrosu ve sahil hattından geçen otobüsler ile aktarma yapabiliyor. Kabataş üzerinden batı yönüne erişimi sağlayan Kabataş-Zeytinburnu hattı ise Kabataş üzerinden yolcu dağıtımında önemli bir rol üstleniyor. Bununla birlikte İDO’nun Bostancı-Kadıköy-Yenikapı- Bakırköy deniz otobüsü seferleri ile kentte doğu-batı aksında rahat ulaşım sağlanabiliyor. DOLULUK ORANLARI DOĞRU YÖNETİLMELİ İDO Genel Müdür Vekili Ufuk Tuğcu bu noktada ortaya çıkan bir diğer önemli kavramın da, doluluk ya da yoğunluk yönetimi olduğunu vurguluyor. Yoğunluğu toplam olarak değerlendirdiğimizde, ulaşım seçeneklerinden birinde yaşanan aksamaya diğerinin yetişerek çözüm sunması ve bütün bir yılın planlanması önem kazanıyor. Tuğcu’ya göre yılın 365 gününü, yıl içerisinde de her bir sezonu oluşabilecek yoğunluğa göre değerlendirmek gerekirken yaz aylarına ilişkin ayrı bir planlama yapmak; tatilleri, öncesi ve sonrasıyla düşünmek; sezon tarifeleri kapsamında kampanyalar planlandığında, hafta sonu yoğunluğunu hafta içine de kaydırabilecek şekilde özel tasarımlar geliştirmek doluluk yönetiminde öne çıkıyor. YAZ VE KIŞ İÇİN AYRI PLANLAMA YAPILMALI Özellikle İstanbul’da ulaşımın bu dinamik yapısı, son yıllarda daha da çok öne çıkıyor. Yeni raylı sistemler devreye giriyor, Boğaz hattı boyunca yeni geçişler sağlanıyor. Buna paralel olarak ulaşımda stratejik önemi olan lokasyonlar da zamanla değişebiliyor. Bir bölgenin önemi artarken, diğerininki azalabiliyor. Ağırlıklar yer değiştiriyor. Buna göre yaz döneminde vapur ve motor vasıtasıyla boğaz geçişi daha keyifli olarak görülebilirken kış döneminde Marmaray’ın da faaliyete girmesiyle demiryolu ile boğaz geçişi yolculara daha cazip gelebiliyor. "İÇ VE DIŞ HATLARDA AVANTAJLAR SUNUYORUZ" İDO olarak, değişen koşullara uygun ideal çözümleri hızla devreye sokabilecek esnek bir yapımız var. Yeni feribotlar alınması, hatlar açılması, farklı seçenekler yaratılması gibi konuları da, hep yoğunlukla ve ağırlıkların değişmesiyle paralel düşünüyoruz. Yenikapı, İDO'nun da en önemli üssü konumunda yer alıyor. Biz de bunu gözeterek yeni planlamalarımızı değişime uygun biçimde geliştiriyoruz. Birçok seferimizi Yenikapı'ya doğru kaydırarak İstanbul'un yeni merkezinde hem iç hatlarda hem de dış hatlarda avantajlar sunuyoruz. Önümüzdeki dönem projelerimizi devreye sokarken de yolcularımızın hızlı, güvenli, konforlu ve avantajlı seyahatine dönük önceliğimizi hep koruyarak yeni ulaşım seçeneklerine, değişen talep ve yoğunluklara ve ağırlık kaymalarına paralel hareket etmeye devam edeceğiz. YOLCU SAYIMIZ TATMIN EDICI DÜZEYDE Son 10 yılda İstanbul'un deniz ulaşımına önemli yatırımlar oldu. Bunun yanı sıra kent içi ulaşım sistemleri de geliştirildi. İstanbul'da toplu ulaşım sistemleri raylı sistemlere dayalı, kara, deniz, raylı ulaşım araçlarının entegrasyonu şeklinde bir yapıya doğru gidiyor. 2004 öncesi genel ulaşım rakamlarında denizin kullanılma oranı yüzde 2,5 iken günümüzde bu oran yüzde 5-6 lar seviyesinde. Ancak İstanbul'da Deniz Ulaşımı aslen iki yaka arasında geçiş ve alternatif modlar olarak değerlendirildiğinde; trafikte deniz ulaşımının payı yüzde 23 civarındadır. İstanbul'un nüfus ve kişi başı trafik hareketliliği geliştikçe denizdeki taşınan yolcu sayısı da artacak. Kentte taşımacılığın ana omurgasını raylı sistemler oluşturacak. Diğer ulaşım modlarının buna entegre edilmesini de şehrin iyi yönetilmesinin bir göstergesi olarak bakmak gerekir. İstanbul deniz ulaşımından yararlanıyor diyebiliriz, zira Şehir Hatları, İDO, özel yolcu motorları birçok hatta her gün binlerce sefer yapılıyor. Elbette deniz ulaşımındaki artış şehir nüfusuyla doğru orantılı olarak gelişmiyor. Bununla beraber taşınan yolcu sayısında her yıl artıyor. Marmaray'ın hizmete alınmasından sonra bile Şehir Hatları olarak yolcu taşıma rakamlarımız tatmin edici düzeyde. Bunun yanı sıra doğru hat çalışmalarının hayata geçmesiyle bu sayıların daha da artacağını umuyoruz.