Anasayfa / Köşe Yazısı / BREXIT VE KÜRESEL TRANSFORMASYON

Köşe Yazısı

  • 347

BREXIT VE KÜRESEL TRANSFORMASYON

image

Avrupa Birliği bir kıtadaki devletlerin ekonomik entegrasyonu anlamında tarihin en hırslı ve en büyük girişimleri arasındadır. Adı üstünde bir girişimdir. 1957 yılından beri gittikçe genişleyen bu birlik ABD gibi büyük ekonomilere meydan okuyan en büyük iktisati birliği oluşturuyor. 23 Haziran 2016’da tarihi bir halk oylamasıyla Birleşik Krallık’ın halkı işte tam bu birliğin üyeliğinden çıkma lehine karar verdi. Oy sonucu açıklandıktan sonra her yerde fırtına koptu ve büyük gürültü oldu. Yalnız bu gürültünün ardında asıl ne var diye sormak gerekiyor. Halk neyi seçti? Birleşik Krallık’ın halkı aslında Avrupa Birliği’nin olağanüstü ve şeffaf olmayan mevzuat sisteminden kurtulmayı seçti. Bu karmakarışık mevzuat sistemi Brüksel’de her konuyla ilgili çok kapsamlı mevzuatları hazırlayan binlerce bürokratı ve teknokratı barındırıyor. Asıl referandumun sonucu olarak Britanyalılar bu mevzuat kelepçelerinden kurtulup kendilerine uygun mevzuatları kendilerinin belirlemesini seçti. 1957 yılında beş ülkenin (Almanya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya) Roma antlaşmasını imzalamasıyla resmi olarak Avrupa Ekonomik Topluluğu oluştu. Birleşik Krallık bu ekonomik topluluğa 1973 yılında katıldı. Zaman içinde Avrupa Ekonomik Topluluğu Avrupa Birliği’ne dönüştü ve 28 ülke üye oldu. Brexit sonucu Britanya parlamentosunda onaylanırsa Avrupa Birliği’nden çıkış süreci başlar ve Lizbon anlaşmasının 50.maddesine göre ayrılma müzakereleri resmi olarak uygulamaya geçer. Brexit’in sonucu aslında AB dağılmasının başlangıçı olarak değerlendirilebilir. Bir sürü AB üye devletlerinde anketlere göre halkın çoğunluğu Brexit’e benzer halk oylamasına gitmek istiyor. 2017 yılında bir sürü büyük AB devletlerinde genel seçimler olacak ve bu seçimlerin sonucu AB karşıtı partiler güçlenirse AB’den ayrılma ile ilgili halk oylamaları kaçınılmaz görünüyor. Brexit sonucunun başlattığı politik değişimler yıllar sürecektir. Ancak finans piyasalarındaki depremler sonuçla birlikte başladı ve çok büyük dalgalanmalara sebep oldu, oluyor ve daha olacak. Uzun bir belirsizlik sürecine girdi piyasalar ve AB’nin geleceği ile ilgili haberler her ne kadar ufak da olsa piyasalarda büyük sallantılara sebep olacak. Finansal piyasalar yıllardır yapay ve suni şekilde hayatta tutuluyor ve Brexit’in sebep olduğu büyük belirsizlikler piyasa aktörleri için daha yüksek prim talep etmelerine sebep oluyor. Brexit aynı zamanda prenses uykusuna dalmış olan ve maalesef çok tembelleşen yatırımcıların algısında finansal piyasaların gerçek görevinin risk fiyatlaması olduğunu acı bir şekilde tetikledi. Uzun zamandır finansal piyasalarda risk anlayışının küresel merkez bankalarının suni teneffüs sayesinde yanlış algılanmasına sebep oldu. Brexit piyasalarda her zaman risk olduğunu hatırlatıyor. Yeniden başlamış olan risk fiyatlaması piyasaları uzun bir süre meşgul edecektir. Bundan sonra tüm aktörlerin davranışları çok büyük önem taşıyacak. AB bürokratların ve siyasetçilerin göstereceği tepkiler piyasalar ve AB devletlerinin halklarının davranışlarını derinden etkiliyecektir. Kalkıp Britanya’yı ve halkını verdikleri karar için cezalandırma davranışları sergilerseler kendilerinin dağılmasından korktuklarını çok bariz sunmuş olurlar. Tabi ayrılmalarını kolaylaştırırsalar o zamanda diğer çıkmak isteyen halklara bu işin hiçte zor olmadığını sergilemiş olurlar. Avrupa Birliği nasıl davranırsa davransın cin artık şişeden çıkmıştır. Benim görüşüme göre Avrupa Birliği’nin dağılmasının son sahnesi başlamıştır ve önümüzdeki yılda çok hızlı bir şekilde dağılmaya giden yol belirlenecek. Avrupa Birliği’nin dağılması Euro döviz biriminin dağılmasına sebep olacaktır ve önümüzdeki bir kaç yıl içinde tarihi döviz reformları beklemekteyim. Girdiğimiz süreç küresel paradigmanın değişmesine sebep olacaktır ve 2023 yılına kadar yepyeni bir küresel paradigma içinde bulunmamızı bekliyorum. 2001 yılında yeni teknolojilerin sebep olduğu finansal balonunun patlaması ve ardından 11 Eylül vakası dünyayı tarihi bir geçiş sürecine (transformasyona) soktu. Bu süreç içinde 2008 finansal krizi ve tamamen suni olan finansal tepkiler geçiş gelişmelerini hızlandırdı ve ardından sosyolojik, jeopolitik ve ekonomik sarsıntılara sebep oldu (Arap baharı, AB krizi, Suriye savaşı vs.). Şimdi Brexit ve ardından gelen AB dağılması yeni küresel paradigmaya giden yolda her şeyi dahada hızlandırıyor. Tüm bu gelişmelerin üstüne 4.sanayi devriminin getirdiği ve daha getireceği çağ değiştiren yenilikleri katarsak bildiğimiz dünya 2023 yılında çok farklı bir şekil almış olacak. Türkiyenin yıllardır AB üyesi olma çabası olumlu sonuçlanmaması sonunda bizim lehimize işleyebilir. Her şerde hayır vardır! Her değişim büyük sancılar içerir aynı doğum gibidir ama sonunda yepyeni bir hayat oluşur. Hangi anne doğum sancıları olacak diye çocuğunu doğurmaz? Brexit küresel transformasyon ağrılarını şiddetlendiriyor ama aynı zamanda umursamayanlara şunu hatırlatıyor: “Dünya tarihin en büyük değişim sürecinde ve bu sürec daha henüz bitmedi!”