Anasayfa / Haber / 59 YIL ÖNCE ÇIĞLIĞINI ARA GÜLER DUYDU APHRODISIAS

Haber

  • 290

59 YIL ÖNCE ÇIĞLIĞINI ARA GÜLER DUYDU APHRODISIAS

image

59 yıl önce çığlığını Ara Güler duydu

APHRODISIAS

 

UNESCO’nun Dünya Miras Listesi’ne geçen yıl dâhil olan ve adını tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias antik kentin kaderinin ‘fotoğraflarla’ değiştiğini biliyor musunuz? 1958’de Adnan Menderes’in de katılacağı bir baraj açılışını izlemek üzere giderken kaybolan ünlü fotoğrafçı Ara Güler, Aphrodisas’ın ‘beni kurtar çığlığını’ duyunca antik kentin kaderi de değişti.

 

Polonya’nın Krakow kentinde 2017 yazında yapılan UNESCO’nun 41. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Aydın’da bulunan Aphrodisias Arkelojik Alanı, Dünya Miras Listesi’ne kabul edildi. Böylece Türkiye’nin Dünya Miras Listesi’ndeki varlık sayısı da 17’ye çıktı.

Eski Yunan ve Roma dönemine ait görkemli antik kentin olduğu bölgede yerleşim geç neolitik çağa kadar uzanıyor. M.Ö. 2. yüzyılda Roma egemenliğinin güçlenmesiyle kent kutsal bir yöre olarak önem kazanırken Aphrodisias ismini aldı. Kazılarda ortaya çıkarılan tiyatronun sahne yapısının duvarındaki yazılarda, Ceasar’ın Aphrodite hediye ettiği altın bir Eros heykelinden söz edilmekte. Buradan hareketle Caesar’ın kente gelmiş olabileceği üzerinde de durulmakta.

Roma’nın bölünmesiyle kentin kaderi önce Doğu Roma, daha sonra da Bizans’ın eline kaldı. Aphrodisias 4. yüzyılda da Hıristiyanlığın yayılması burada bir piskoposluk merkezinin kurulmasını sağladı fakat kökleri çok eskilere dayanan pagan kültürünü yok edemedi. Bu nedenle zamanla Aphrodisias ve Aphrodisiaslı sözcükleri yazıtlardan sistemli bir şekilde silindi. Hatta 7. yy süresince kente “Stravpoli” (Haç Kenti) adı verildi. Fakat Aphrodisias adı tamamen yok olmadı. Bizans döneminde Kayra adı kullanıldı. Günümüzde Geyre adının Kayra’dan geldiği düşünülmekte.

Aphrodisias 7. yy’a kadar önemini korumayı başardı. Fakat doğudan gelen istilalar, dinsel çekişmeler, siyasal ve iktisadi baskılar ve diğer sorunlar kentin çöküşünü hızlandırdı. 7. yy depreminden sonra kent bir daha inşa edilemedi. 11. ve 13. yy.lar arasında, Selçukluların egemenliği altındaydı. 13. yüzyıldan sonra tüm yöre Aydın ya da Menteşe Beyliği’nin topraklarına katıldı. Aphrodisias’ın bu yıllarda terk edildiği tahmin ediliyor. 15. ve 16. yüzyıllarda ovanın verimliliği sayesinde yörede yeni yerleşimler oluştu ve Geyre köyü kuruldu.

 

ARA GÜLER YOLUNU KAYBETTİ, APHRODISIAS’IN KADERİ DEĞİŞTİ

Aphrodisias’ın dünyada ve Türkiye’de yeniden gündeme geliş hikayesi de ilginç. 1958 yılında bir baraj açılışı için bölgeye gazeteci olarak giden ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in yolunu kaybetmesi ile Afrodisias da dünyaya çığlığını duyurdu. Ara Güler, yaptığı bir röportajda Aphrodisias ile tanışmasını şöyle anlatıyor:

“Devir 1958. Adnan Menderes’in son zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim. “Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim” dedim. Şoför, “Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim” dedi. Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu. Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar. Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir… Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi; Aphrodisias çığlığı… O taşlar bana bakıyor ve “beni buradan kurtar!” diye çığlık atıyor.”

Ne yazık ki Güler’in bu çığlığın etkisi ile çektiği fotoğraflar Türkiye’de fazla ilgi görmedi. Bunun üzerine Güler fotoğrafları Times’a gönderdi. Söz konusu konusu fotoğraflar Times’da yayınlanınca büyük bir ilgi uyandırdı ve Aphrodisias’ın kaderi de değişti. Amerika’dan gelen arkeologlar Geyre’de araştırma yapmaya başladıklarında burasının Roma İmparatorluğu’na ait, tarihi M.Ö. 500’li yıllara dayanan ve ismini tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias antik kenti olduğu anladılar. Bölgeye gelip kente hayran olan Prof. Dr. Kenan T. Erim 1961’de Aphrodisias’ı kazmaya başladı. Köy boşaltıldı ve bölge korumaya alındı. 2009 yılından bu yana Dünya Miras Geçici Listesi’nde olan Aphrodisias, sonunda bu yıl dünya miras listesinde hak ettiği yeri aldı. Afrodit tapınağı ile ünlü olan Afrodisyas, antik dönemde pek çok önemli gelişmeye tanıklık etmesi açısından da önem taşıyor.

 

 

 

Adını aşk ve güzellik tanrıçasından aldı

Kent adını, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den aldı. Aphrodisias ismi ilk olarak M.Ö. 2.yy da kullanılmaya başlandı. Kent daha önce başka adlarla anılıyordu. Kullanılan isimler sırasıyla; Lelegonpolis, Megapolis, Ninoi, Aphrodisias, Kayra, Geyre.

 

 

 

Dünya Mirası Listesi’nde 17 varlığımız var

 

• İstanbul’un Tarihi Alanları (İstanbul-1985),

• Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir, Kayseri-1985),

• Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas-1985),

• Hattuşa: Hitit Başkenti (Çorum-1986),

• Nemrut Dağı (Adıyaman-1987),

• Xanthos-Letoon (Antalya, Muğla-1988),

• Hieropolis-Pamukkale (Denizli-1988),

• Safranbolu Kenti (Karabük-1994),

• Troya Arkeolojik Siti (Çanakkale-1998),

• Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne-2011),

• Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya-2012),

• Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (Bursa-2014),

• Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzajı (İzmir-2014),

• Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri (Diyarbakır-2015),

• Efes (İzmir-2015),

• Ani Arkeolojik Alanı (Kars-2016),

• Afrodisyas Arkeolojik Alanı (2017)