Anasayfa / Keşif / A'DAN Z'YE KIBRIS

Keşif

  • 349

A'DAN Z'YE KIBRIS

image

Uğruna savaşlar verilen Kıbrıs adası Güneybatı Asya'da bulunur ve Akdeniz'in üçüncü büyük adasıdır. Tertemiz denizi ve kirlenmemiş bir doğa ile size merhaba der... Şimdilerin yeni seyahat rotası Kıbrıs, 9 bin yıllık geçmişe sahip. Uzun yıllar Osmanlı’ya ait olan fakat Birinci Dünya Savaşı itibariyle İngiltere mandasına giren Kıbrıs 1960’lara kadar İngiltere himayesinde kalmış. Yine aynı yıl bağımsız olmuş ve Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuş. 1983 yıllarına gelindiğinde ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adını almış. Adanın toplam nüfusunun yüzde 70’i Rum’lardan yüzde 30’u Türk’lerden oluşuyor. Konum itibariyle Akdeniz’in ortasında yer alan ada da bitmek bilmeyen yaz mevsimi yaşanıyor desek yanlış olmaz. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen iklim türüne sahiptir. Kıbrıs’ta 150’ye yakın değişik türde, doğal olarak yetişen 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır. Aslen adını orkideyle tanıtan Kıbrıs’ta 30’a yakın orkide türü vardır. Zengin hayvan türlerine de sahip olan ada, nesli tükenmek üzere olan caretta caretta kaplumbağaları için uygun yumurtlama merkezidir. KIBRISLILARIN DEYIMIYLE “KIPRIS” Kıbrıs kültürel, sanatsal ve sosyal yaşamı, üniversiteleri bakımından da zengin bir adadır. Toplumsal dayanışma duygusu yüksek olan Kıbrıs, Türk Toplumunun karakteristik özelliklerinin başında gelen misafirperverlik konusunda öne çıkar. Sıcak yaz günlerine ilaç gelen buz gibi mandalina, portakal şerbetleri ikramların başında gelir. Kıbrıs Türk’ünün ilk tiyatrosu olan ilk sahne 1963’de kuruldu, daha sonra 1966’da Devlet Tiyatrosu adını aldı. Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu, ülke içinde ve dışında çeşitli oyunlar sahneye koymuştur. Kıbrıs’ta yerli ve yabancı tiyatro topluluklarının sergilediği oyunlar ilgiyle takip edilirken tiyatro festivalinde ülke içinden ve dışından gelen birçok tiyatro topluluğu çeşitli temsillerle adanın kültürel hayatına renklilik katar. Üniversitelerin çok uluslu öğrencilerinin sosyal etkinlikleri sayesinde ada da sanatsal faaliyetlerinde ilgi oldukça yüksektir. Halk danslarına da önem veren ada düğünlerde ve çeşitli etkinliklerde oynanan hareketli oyunlar vardır. Göz alıcı renklerde, yörenin folklorik özelliklerine göre hazırlanan dans kıyafetleri, Kıbrıs’a özgü renk, desen ve el işi unsurlarla bezenerek görsel bir şölene dönüşür. Uluslararası Folklor Festivallerine katılan KKTC Halk Dansları Ekipleri pek çok ödül kazanmışlardır. KIBRIS’I KEŞFEDIN Kıbrıs adasının ortasında yer alan Lefkoşa, başkent olmasıyla birlikte adanın en kalabalık ve en hareketli şehridir. Lefkoşa için Kıbrıs’ın kalbinin attığı şehirde diyebiliriz. Kuzey ve Güney Lefkoşa olarak ikiye ayrılmış bu özelliği ile dünya üzerindeki ikiye ayrılmış tek başkent olarak tarihe geçmiş. Lefkoşa’yı ikiye bölen hatta Yeşil Hat adı verilmiş. Başkent Lefkoşa’da saymakla bitmeyen gezip görülesi yerler oldukça fazla. Başlıca Selimiye Cami, Büyük Han, Lefkoşa Surları, Girne Kapısı, Venedik Sütunu’nu sayabiliriz. Kuzey Kıbrıs’ın güneyinde yer alan Girne, adanın en gözde tatil bölgesidir. Kentin en ilginç tarihi eserlerinden biri adını aldığı Girne Kalesi’dir. 7. yüzyılda Arap akınlarına karşı kentin korunması için yapılmış kalenin yenileme süreci 1373’te Cenevizliler Kuşatması nedeniyle sekteye uğramış olsa da tekrar devam etmiştir. Girne’deki Rum mimarisini yansıtır. Kıbrıs’ta görülmeden gidilmemesi gereken bir diğer yer ise Mavi Köşk. İsmi gibi masmavi, büyüleyici mimarisiyle ve ilginç hikayesiyle dikkat çekiyor. Köşk, görünen dağların tepe noktaları dahil hiçbir noktadan görünmüyor. Köşkün sahibi çok yakın bir arkadaşı olan bir mimara burayı yaptırdıktan sonra köşkün yerinin kimseler tarafından bilinmemesi için mimarı öldürtüyor. Hiçbir yerden görülmeyen köşkten bütün boğaz ve dağlar görülüyor. Sonrasında ise karşımıza Kıbrıs’ın en büyük hanı ola Büyük Han çıkıyor. Birbirine benzeyen 68 dikdörtgen şeklinde odadan oluşan hanın ortasında küçük bir cami yer alıyor. Han, Birleşik Krallık hakimiyetindeyken hapishane, sonra da fakirler için barınak olarak kullanılmış. Şimdilerde ise pek çok dükkanın ve galerinin bulunduğu bir sanat merkezi haline gelmiş. Büyük hanın tepesine çıktığınızda Selimiye Cami’nin muhteşem mimarisini hayranlıkla izleyebilirsiniz. Selimiye Cami demişken Kıbrıs’taki en güzel tarihi yapı olan cami 1209-1326 yılları arasında Sophia Katedrali olarak kullanılıyormuş. Osmanlı adayı ele geçirdiğinde cami olarak kullanılmaya başlanmış. Bu tarihi yapının tozlu kapılarını aralamadan dönmeyin deriz.