Anasayfa / Köşe Yazısı / 5G: KULLANALIM MI, YAKALIM MI?

Köşe Yazısı

  • 392

5G: KULLANALIM MI, YAKALIM MI?

image

5G teknolojisi ile ilgili beklentilerim çok yüksekti çünkü yapılabilecekleri öngörebiliyordum. Ancak İngiltere’de Koronavirüs yayıyor diye 5G kulesinin yakılması yeni değerlendirme getiriyor.

ESKI BIR FIKRADA “sevapsa içiyorum, haramsa yakıyorum” diye bir ifade vardı. 5G’nin Koronavirüsün yayılmasına neden olduğu iddialarının ardından İngiltere’de 5G kulesinin ateşe verilmesi bana bu sözü hatırlattı. Dolayısıyla yazıya şöyle başlayayım: 5G’yi yakmayınız, içiniz.

Koronavirüs, insanların sahip olduğu ve kurduğu sistemleri yıkarak 5G’ye geçiş için en uygun koşulları yaratıyor. Bunun üzerinden komplo teorisi geliştirebilirsiniz ama yapmayın çünkü yararı yok. Koronavirüsten daha akıllı olan. Benim duyduğum bir teori, Koronavirüsün vücut sıcaklığını kendisinin yaşayabileceği düzeye düşürecek aksiyonlar aldığına işaret ediyordu. Kendisini çoğaltmak kadar yaşam koşullarını sağlama çabasıyla hareket eden Koronavirüsün yerleştiği insanı öldürmesi, başarısızlık noktasını oluşturuyor. Bu bizim sanayi toplumu sırasında dünya ile ilişkimizden farklı değil. Daha akıllı olmaktan bahsederken bunu da kastediyorum.

Bu uzun girizgahtan sonra, 5G ile yapabileceklerimize gelelim. Kuleleri yakmazsak 5G bize teknik olarak yüksek bant genişliği, düşük gecikme ve yüksek kapasite sunan bir haberleşme altyapısı sağlayabilir. Bunun hayata yansımasının en önemli boyutu, 5G şebekesine bağlı bütün uç birimlerin sürekli güncel tutulması. Telekom operatörleri, insanların 5G’yi anlamayacağını düşünerek hâlâ bu yeni haberleşme protokolünü film indirme süreleri ile açıklamaya çalışıyor. Bunu unutursanız, anlattığımı daha iyi anlarsınız.

Koronavirüs döneminden örnek verirsem, 5G bize bütün ilgili cihazların üzerinde bu salgın ile ilgili olarak o an geçerli olan bilginin servis edilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu, konuyla ilgili bütün unsurların koordine olmuş bir biçimde hareket etmesini sağlamak anlamına geliyor.

Bunun ne anlama geldiğini, şirketlerin yönetim kurullarında yer alanlar ekonomik dalgalanma dönemlerinde yaşadıkları deneyimle anlayacaktır. Sahadan en tepeye kadar şirketin bütün bilgisini ve ekibini tam olarak o anda ne olduğunu bilerek birlikte bir hedefe yöneltebilmek herhalde her liderin hayalidir. Şimdi bunu bütün dünya çapında yapabilmeyi düşünün.

Üstelik bu sadece bilgi yönetimi ile sınırlı değil. Üretim sistemleri de 5G ile birlikte farklı bir düzeye taşınıyor olacak. Bugün yıllık üretim planları ile –terzi tezgahlarından otomobil fabrikalarındaki preslere kadar– ağır makinelere yatırım yapılarak sürdürülen “ağırbaşlı” üretim, robotlar ve esnek üretim modelleri tarafından sınanacak. Bugün üretim bandlarının yerini hareketli robotlara bıraktığı sistemler test aşamasında kullanılıyor. Üretimi yapılacak ürünün tasarımı bu tesise 5G üzerinden aktarılırken robotların hangi sıraya göre dizileceği de 5G üzerinden anlık olarak yönetilebiliyor. Bu, aynı üretim tesisinde hem scooter hem tişört üretilebilmesi anlamına geliyor. Otomobil de üretebilirsiniz çünkü yeni nesil otonom araçlarda karbonfiber ve yapıştırıcı kullanılıyor. Tişört dokumaktan pek farklı değil. Üstelik bunları ürettikten sonra 5G üzerinden istediğiniz yere gönderebilirsiniz.

Tabii korkup kuleleri yakmazsanız.